Be tired of life türkçesi Be tired of life nedir

Be tired of life ingilizcede ne demek, Be tired of life nerede nasıl kullanılır?

Be : Var olmak. Anlamına gelmek. -dir. Olmak. Berylliumb (berilyum). Mal olmak. Kalmak. Durmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -di.

Tired : Lastik tekerli. Bitkin. Bizar. Bıkkın. Argın. Yorgun. Yorgun düşmüş. Tembel.

Of : -li. Hakkında. -in. Den. Li. İle ilgili. In. -nin. Yüzünden. -den.

Life : Canlılık. Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiği hayati olaylar. Canlı. Ömür boyu. Yaşantı. Hayat. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Ömür. Yaşamla ilgili. Can katan kimse ya da şey.

Tired of life : Bezgin.

A new lease of life : Yeniden doğma.

Be tired out : Yorgun düşmek. Pestili çıkmak. Turşusu çıkmak. Bitap düşmek. Canı burnunda olmak. Yorgunluktan canı çıkmak.

A matter of life and death : Çok önemli. Ölüm kalım meselesi. Can pazarı. Hayat memat meselesi. Hayati mesele. Ölüm dirim sorunu.

Be tired : Yorgun düşmek. Yorulmak. Bıkmak. Yorgun olmak. Bıkkınlık gelmek. Hali olmamak. Kolunu kaldıracak hali olmamak.

İngilizce Be tired of life Türkçe anlamı, Be tired of life eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Be tired of life ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weary : Bıktırıcı. Bıkmış. Yorucu. Bezmiş. Yorgunluk gösteren. Yorgun. Bıkkın. Bıkmak. Usandırmak.

Wearies : Çok yorulmak. Usanmak. Usandırmak. Bitkin. Yorulmak. Yorgun. Bıktırmak. Bıkkınlık vermek. Bıkmak.

Get tired : Yorulmak. Bıkmak. Yorgun düşmek.

Get fed up : Sıkıntı basmak. Bir şeye canı sıkılmak.

Be fed up with : Bay gelmek. Yaka silkmek. Gına gelmek. Gına getirmek. Usanmak. Bıkmak.

Fed up with : Bizar. Daral gelmek. Bıkmış.

Get tired of : Yorulmak. Sıkılmak. Canına tak demek. Canına tak etmek. Bıkmak veya bıkkınlık gelmek.

Be sick of : -dan gına geldi. Gına gelmek. -dan nefret etti. Bıkmış olmak. -den illallah etti. Kanıksamak. Yılmak. Usanmak. -den bıktı ve usandı.

Be sickened with : Bıkmak. Usanmak.