Be unable to tolerate türkçesi Be unable to tolerate nedir

Be unable to tolerate ingilizcede ne demek, Be unable to tolerate nerede nasıl kullanılır?

Be : -di. -dır. -dir. Kalmak. Olmak. Var olmak. Bulunmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak. Anlamına gelmek.

Unable : Liyakatsiz. Gücü yetmez. Yapamaz. Yapamıyacak durumda. Aciz. Elinden gelmez. Yapamayacak durumda. İktidarsız. Olanaksız.

To : Ya. Ye. İla. Karşı. -e göre. E. Kadar. Arasında. -e kadar. -mek -mak (mastar).

Tolerate : Göz yummak. Hoş görmek. Tolere etmek. Boşluk bırakmak. Tahammül etmek (organizma vb). Hoşgörmek. Dayanmak. Acıya dayanmak. Tahammül etmek. Katlanmak.

Be unable to : -ememek. Aciz olmak.

Be unable to cope : Baş edememek.

Be unable to help : Elinde olmamak.

Be unable to contain oneself for : İçi içine sığmamak. Yerinde duramamak.

Be unable to breath : Soluğu kesilmek.

İngilizce Be unable to tolerate Türkçe anlamı, Be unable to tolerate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be unable to tolerate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envying : İmrenme. Kıskanmak. Gıpta etmek. Kıskanma. Haset etme. Gıpta etme. İmrenmek. Gözü kalmak.

Envied : Özenilmiş. Gözü kalmak. Gıpta etmek. Kıskanmak. Kıskanılmış. İmrenmek. Gıpta edilmiş.

 

Begrudging : Kıskanmak. Esirgemek. Fazla görmek (bir şeyi birine). İstemeyerek vermek. İstemeyerek yapmak. Gözü kalmak. İçine oturmak. Kaçınmak. Çok görmek.

Begrudges : Kaçınmak. Çok görmek. İstemeyerek vermek. Gözü kalmak. Fazla görmek (bir şeyi birine). Kıskanmak. İçine oturmak. Esirgemek. İstemeyerek yapmak.

Begrudge : Esirgemek. İstemeyerek yapmak. Çok görmek. Fazla görmek (bir şeyi birine). İçine oturmak. Kıskanmak. İstemeyerek vermek. Kaçınmak. Gözü kalmak.

Envies : Kıskanmak. Gıpta etmek. Gözü kalmak. İmrenti. İmrenmek. Kıskançlık. Haset etmek. Hasetlenmek. İmrenme.

Begrudged : Kıskanmak. İmrenilen.

Be unable to stand : Yüreği kaldıramamak.

Be unable to tolerate synonyms : be unable to take, be unable to pull, envy, be jealous of.