Bedelsiz ithalat nedir, Bedelsiz ithalat ne demek

  • Yurt dışındaki işçilerin veya geçici görevle yurt dışına giden kamu görevlilerinin dönüşlerinde kendi mesleklerinin icrası veya kişisel kullanımları amacıyla getirdikleri mallar için yapılmış olan düzenleme

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: bedelsiz dışalım]

Bedelsiz ithalat kısaca anlamı, tanımı:

Bedelsiz : Bedeli olmayan, bedel ödenilmeyen. Çok değerli.

Bedel : Eşit, denk. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Değer, fiyat, kıymet. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık.

İthalat : Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım. Bir ülke için başka bir ülkeden alınan malların bütünü.

İthal : Başka ülkelerden alınan mal. İçine alma. Bir ülkeye başka ülkelerden mal getirme veya satın alma.

Yurt : Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Sahip olunan arazi, emlak. Diyar. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Memleket. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.

 

İşçi : Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek. Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse.

Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Görev : Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. İşlev. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.

Kamu : Hep, bütün. Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme.

Görevli : Resmî görevi olan kimse, memur. Görevi olan, vazifeli.

Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.