Belli nedir, Belli ne demek

Belli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Belli" ile ilgili cümle

  • "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli." - H. R. Gürpınar
  • "Bu oyun çok kısa, belli bir temsil süresi doldurmuyor." - A. Ağaoğlu
  • "Bu azade insanlarda her türlü adiliklerden uzak bir efendilik olduğu ne kadar da bellidir." - A. H. Çelebi
  • "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?" - N. Araz

Yerel Türkçe anlamı:

Beri

Bu yana, beri.

Nişanlanırken tarafların birbirine verdiği çamaşır, kumaş, altın v.s.: Nişanda konan belli ne imiş?

İşaret, nişan

Elişi kâğıdı.

Malum, belli

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Düğenden geçirilmiş ekinin tanesi ile sapının ayrılması sırasında tane ile sap arasına çekilen ip. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Mardin şehri, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Bismil ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Belli kısaca anlamı, tanımı:

Belli etmek : Açıklamak, iyice görünür ve anlaşılır bir duruma getirmek. sezdirmek, hissettirmek.

Belli olmak : Anlaşılmak, açıklanmak.

 

Karınca belli : Beli çok ince olan (kimse).

Belli başlı : Belirli, muayyen. Önemli.

Belli belirsiz : Zorlukla seçilerek, yarı bellisiz olarak, duyularak, çok az belli olarak. Yarı belli.

Belli belirsizlik : Belli belirsiz olma durumu.

Bellik : Ayraç. İşaret, marka.

Bellilik : Belli olma durumu, bedahet, muayyeniyet.

Bellisiz : Belli olmayan, bilinemeyen.

Adam olacak çocuk bokundan belli olur : "bir kimsenin yeni başladığı işte usta olup olamayacağı ilk davranışlarından anlaşılır" anlamında kullanılan bir söz.

Adamın iyisi işbaşında belli olur : "bir kişinin iyi ve becerikli olduğu yaptığı işlerden anlaşılır" anlamında kullanılan bir söz.

Ağzı eğri gözü şaşı ensesinden belli olur : "bir insanda bulunan eksiklikler, onun tutum ve davranışlarından belli olur" anlamında kullanılan bir söz.

Ak don kara don geçitte belli olur : Akı karası geçitte belli olur.

Ak koyun kara koyun geçit başında belli olur : "kimin ne olduğu deney veya sınav sonunda anlaşılır" anlamında kullanılan bir söz.

Akı karası geçitte belli olur : "bir iddiadaki doğruluk ancak deney veya sınav sonucunda belli olur" anlamında kullanılan bir söz.

Altın ateşte insan mihnette belli olur : "altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşıldığı gibi bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma, zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür" anlamında kullanılan bir söz.

 

Aslan yatağından belli olur : "bir kimsenin oturduğu yerin durumu, onun kişiliğini belli eder" anlamında kullanılan bir söz.

Ay aydın hesap belli : "anlaşılmayacak bir şey yok, hesap ortada, açık." anlamında kullanılan bir söz.

Dost kara günde belli olur : "gerçek dost üzüntülü, sıkıntılı günlerde insanı yalnız bırakmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Ekini belli etmemek : Eksik, bozuk, yanlış, kusurlu bir işi sağlam ve doğru gibi göstermek.

Elini belli etmek : Kâğıt, okey vb. oyunlarda elindeki kâğıdı veya taşı, oynayanlara belli edecek biçimde sözle, işaretle açıklayıp oynamak.

Foyasını belli etmek : Göz boyacılığı, suçu, kötü niteliği veya gizli niyeti ortaya çıkmak.

Karda yürüyüp izini belli etmemek : Kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli iş çevirmek.

Kefen alacak kişi yüzünden belli olur : "bir kimsenin herhangi bir eyleme girişeceği, o eyleme girişmesini zorunlu kılan durumlardan anlaşılır" anlamında kullanılan bir söz.

Kişi arkadaşından bellidir : "bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek isteyen, arkadaşının kimliğine bakmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Küheylan at çul içinde de bellidir : "cevherli insan, kılık kıyafeti düzgün olmasa da değerini yitirmez" anlamında kullanılan bir söz.

Kutlu gün doğuşundan bellidir : "mutlu sonuç verecek işler, daha başlangıçta ve aldığı yönden belli olur" anlamında kullanılan bir söz.

Misk yerini belli eder : "değerli kişi nerede olsa varlığını gösterir" anlamında kullanılan bir söz.

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir : "bir işin sonunun nasıl olacağı şimdiki gidişinden belli olur" anlamında kullanılan bir söz.

Rengini belli etmek : Yandaşlığını açıklamak, düşüncesini, eğilimini açığa vurmak.

Sorma kişinin aslını sohbetinden bellidir : "bir kişinin nasıl bir insan olduğu konuşmasından belli olur, soyunu sopunu öğrenmeye gerek yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Ucu ortası belli olmamak : İş neresinden başlanacağı kestirilemez durumda olmak.

Bilinmedik : Bilinmeyen.

Orta : Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne uzun ne kısa, midi. İyi ile kötü arasındaki durum. Ne büyük ne küçük, midi. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Orantı. Yeniçeri Ocağında tabur. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm.

Bedihi : Besbelli, apaçık.

Aşikar : Açık, apaçık, belli, meydanda.

Muayyen : Belirli. Bilinen. Belirlenmiş.

Beli : Evet.

Bir : Beraber. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

Yanı : "Demek oluyor ki" anlamlarında bir söz. "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz.

Malum : Bilinen, belli. Etken, meçhul karşıtı. Bilindiği üzere, bilindiği gibi, kuşkusuz. Herkesçe bilinen ancak dile getirilemeyen. Bilinen.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Belli ki : Diyelim ki, örneğin.

Belli toprak : Yumuşamış, nemli toprak.

Bellibahçe : Diyarbakır şehri, Çatakköprü bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Bellibelek : Besbelli, apaçık, belli, belirli

Bellibenek : Besbelli, apaçık, belli, belirli

Belliboncuk : Göze çarpan kimse.

Bellice : Temelli, tümüyle.

Bellicek : Bir kimse tarafından bilinen mantar ocağı.

Bellig : İşaret, nişan

Bellik etmek : İşaret koymak, işaretlemek

Belli ile ilgili Cümleler

  • Ali belli ki bir acemi.
  • Nedeni çok geçmeden belli oldu.
  • Belli ki benle kafayı bozmuşsun.
  • Tom'un çok fazla Fransızca anlayamadığı çabucak belli oldu.
  • Ali belli ki onun hakkında bilmiyordu.
  • Bu belli ki bir yalan.
  • Belli bir yerde ikametiniz olmadığı için başvurunuz reddedilmiş.
  • Aslan, yattığı yerden belli olur.
  • Belli ki anlamıyorsun.
  • Belli belirsiz tanıdık geliyor.
  • Doktor belli gıdalardan kaçınmamı söyledi.
  • Belli ki bir hata vardı.
  • Belli ki aklında başka şeyler var.
  • Belli bir noktadan sonra her şey biraz daha zor oldu.

Diğer dillerde Belli anlamı nedir?

İngilizce'de Belli ne demek? : n. part of the Latin term "casus belli" (reason for war)

adj. beautiful, good looking, handsome, fine, pretty, nice, pleasant, fair

n. waist, loins, middle of the back, loin; grubber; paddle; spade

Fransızca'da Belli : apparent/e, clair/e, évident/e, défini/e, déterminé/e, donné/e, explicite, flagrant/e, manifeste, marqué/e, précis/e

Almanca'da Belli : adj. augenfällig, bestimmt, einleuchtend, ersichtlich, evident, offenkundig, unverkennbar

Rusça'da Belli : adv. ясно