Bellies türkçesi Bellies nedir

Bellies ingilizcede ne demek, Bellies nerede nasıl kullanılır?

Potbellies : Göbek. Koca göbek. Şiş göbek.

Sowbellies : Bir domuzun göbeğinden alından tuzlu et.

Underbellies : Bel altı. Hassas bölge veya nokta. Karnın alt kısmı. (bir şeyin) zayıf veya korunaksız kısmı veya parçası. Tekin olmayan yer veya bölge. Belaltı. Belin alt kısmı.

Yellowbellies : Ödlek. Tabansız. Cesaretsiz. Tırsak. Korkak.

Bellied : Karınlı. Göbekli.

Bellicoseness : Kavga meraklısı. Tartışma heveslisi. Dövüşme düşkünü.

Bellicose : Savaşçı. Dövüşken. Mücadeleci. Huysuz. Savaşkan. Kavgacı. Aksi.

Chestnut bellied sandgrouse : Kahverengi karınlı step tavuğu. Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, çöl tavuğugiller (pteroclidae) familyasından, türkiye'de yalnız şanlı urfa ve gazi antep civarında görülen, açık step bölgelerde yaşayan, tohumlarla beslenen yerli bir kuş türü.

Potbellied : Karnı şişkin. Göbekli. Şişman göbekli.

Contra jus belli : Contra jus belli.

İngilizce Bellies Türkçe anlamı, Bellies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bellies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

School of thought : Düşünce ekolü. Düşünce okulu. Düşünce tarzı.

Pacifism : Barış taraftarlığı. Barışçıl politika. Barışçı politika. Barışçılık. Barışseverlik. Pasifizm.

Sacerdotalism : Tanrı ile insan arasında bir rahibin aracı olarak bulunması gerektiğine inanan bir inanç. Papazlık sistemi taraftarlığı. Papazlık sistemi.

Supernaturalism : Doğaüstü olma. Doğa yasalarıyle açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti. özdekçi ve doğacı düşünürlere göre, önemsiz ya da bilimsel yöntemlerle ilişkisi olmayan herhangi bir tutum. Doğaüstücülük.

Pyrosis : Reflü. Mide ekşimesi. Piroz. Midede ekşime. Mide yanması. Pirozis.

Balloons : Balon gibi olmak. Abartmak. Balonlar. Zam yapmak. Balonla uçmak. Havadan atmak (top). Şişirmek.

Fetichism : İçerisinde büyüsel bir güç olduğuna ya da belli bir cinin eğleştiğine inanılan taş, boynuz, pençe, post, deri, bez parçası vb. nesnelerden yarar umma; onlara korkuyla karışık dinsel ve büyüsel saygı duyma. Fetişizm. Körü körüne bağlılık. Nesnelerin ilahlaştırılması. Nesnelerle bireylerin kendilerine değgin olmayan ruhlarca ele geçirilmelerine ilişkin halk öğretisi ya da tapıncakla ilgili olarak yapılan dilekte bulunma, kurban kesme ve kutyasaklara kesinkes uyma gibi uygulamalardan oluşan bir saygınlık düzeni, bk. tapıncak. krş. din, büyü, cancılık. Tapıncakçılık. Takıntılı bağlılık (psikiyatri). Saçma bağlılık.

Soundboards : Ses tablası. Çınlamayı arttırmak amacıyla bir müzik aletinin içine yerleştirilen ince ahşap tabla.

 

Appetencies : Doğal eğilim. Şiddetli arzu. Arzu.

Complained : Dertlenmek. Sızlanmak. Ağlamak. (sürekli) şikayet etmek. Şikayetçi olmak. Söylenmek. Dava açmak. Sızıldanmak.

Bellies synonyms : spiritual domain, article of faith, pacificism, theosophism, cognitive content, suffragism, popular opinion, spiritual world, originalism, philosophical system, superstitious notion, geneticism, mental object, spiritual being, religious belief, autotelism, supremacism, breadbaskets, bemoan, theory, center point, vox populi, lustiness, belly button, vary, tribalism, center, maw, bloats, bilge, prospect, depart, paunch.

Bellies zıt anlamlı kelimeler, Bellies kelime anlamı

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Conform : Uygulamak. Tevafuk etmek. Uymak. Uydurmak. İntibak etmek. Alıştırmak. Uyumlu olmak. Boyun eğmek.