Bending moment türkçesi Bending moment nedir

  • Bükücü moment.
  • Eğme döngüsü.
  • Esnek bir çubuk bükülünce her yerinde oluşan geri getirici kuvvet döngüsü.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Eğilme momenti.
  • Bükme momenti.
  • Bükücü döngü.
  • Bükme döngüsü.

Bending moment ingilizcede ne demek, Bending moment nerede nasıl kullanılır?

Bending : İnhina. Bükülme. Kıvırma. Katlama. Eğme. Bükme. Esneme. Eğilme. Bel verme.

Moment : Aralık. An. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Bir özdekten, eksenden bir noktaya olan uzaklıkla, o noktadaki kıvıl yük, kütle gibi bir niceliğin çarpımından elde edilen nicelik türü (ucay kolcuğu, mıknatıs kolcuğu, eylemsizlik kolcuğu gibi). Esna. Uğrak. Bir sıklık dağılımında gözlemlerin ortalamadan ve herhangi bir başlangıç noktasından sapmalarının çeşitli üstellerinin sayal (aritmetik) ortalaması. Moment. Hızıl. K. kuvvet vektörü ile r yol vektörünün vektörel çarpımı. burada r, verilen bir nokta ile k'nın başlangıcı arasındaki vektördür.

Bending claw : Kıskaç.

Bending iron : Boynuz. Donatı bükme demiri. Eğme demiri.

Bending machine : Eğme makinası. Çaka. Eğme makinesi. Kıvırma makinesi. Bükme makinesi. Bükme-eğme makinesi.

Bending pin : Kurşun borudan, kol alma işleminde kullanılan, demirden yapılmış aygıt. Boynuz.

 

İngilizce Bending moment Türkçe anlamı, Bending moment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bending moment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption band : Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı.

Absorptivity : Soğurabilirlik. Emme kapasitesi. Yutuculuk. Yutma katsayısı. Emebilirlik. Emicilik. Soğurganlık. Emme sığası. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Accelerometer : Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmeölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmeyi ölçen aygıt. İvme ölçer. İvmeyi ölçen. Hızlanma ölçer. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Akselerometre.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

Absorption loss : Emme yitiği. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurum yitimi. Emme kaybı. Soğurma kaybı. Emme yitmesi. Absorpsiyon kaybı.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

 

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Salt birimler. Saltık birimler.

Bending moment synonyms : acoustic absorptivity, moment of flexion, abampere, torque, abcoulomb, abnormal reflection, absolute zero, absorptiometer.