Beslenme nedir, Beslenme ne demek

"Beslenme" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bizim dirilmemiz için millî varlığın kaynağı olan millî kültür eserleriyle beslenmemiz lâzımdır." - M. Kaplan

Biyoloji'deki anlamı:

Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hâle getirilmesi. Alimentasyon, nütrisyon.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: besleme]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Besin maddelerinin canlı organizmaya alınmasıyla atık maddelerin vücuttan atılmasına kadar geçen süre içinde uğradığı, mekanik, fiziksel, kimyasal ve fizikokimyasal olayların bütünü, alimentasyon.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Canlıların gelişmeleri ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan besin maddelerini dışardan sağlamaları ve kullanmaları faaliyeti.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık: nutrisyon, alimentasyon), (Lat. nutrire = beslenmek, Lat. alere = beslenmek): Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, bağırsaklardan geçip kan ve lenf ile kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda asimlasyonu olayı.

İngilizce'de Beslenme ne demek? Beslenme ingilizcesi nedir?:

nutrition, alimentation

 

Fransızca'da Beslenme ne demek?:

alimantation

Osmanlıca Beslenme ne demek? Beslenme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tagdiye, tagaddi

Beslenme hakkında bilgiler

Beslenme, canlılığın gereklerini yerine getirmek için gerekli olan maddeleri, canlı dışı ortamdan edinme faaliyetine verilen isimdir.

Beslenme ile ilgili Cümleler

  • Hayatta kalmak için, insanların yiyeceklerden ve içeceklerden oluşan beslenmeye ihtiyacı var.
  • Ali beslenme çantasını açtı.
  • Beslenmeni vitaminlerle tamamlamalısın.
  • Sivrisinekler insan oğlunu tehlikeli fakat gerekli bir beslenme kaynağı olarak düşünüyorlar.
  • O, Tom'un beslenme çantası mı?
  • Bu kimin beslenme çantası?
  • Beslenmeye daha fazla dikkat etmelisin.
  • İyi beslenme alışkanlıkları gereklidir.
  • Axolotl, eşsiz görüntüsüyle dikkatleri üzerine çekerek son yıllarda evlerde beslenmeye başlanan bir semender türüdür.
  • Beslenme ve sağlık arasında bir bağlantı var olmalı mı?

Beslenme anlamı, kısaca tanımı:

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.

 

Beslenme bozukluğu : Bazı organ ve dokularda veya organizmanın bütününde şekil veya çalışma düzensizliği meydana getiren, bir veya birkaç beslenme görevinin bozulması.

Beslenme çantası : Anaokulu ve ilköğretim öğrencilerinin beslenme saatindeki yiyeceklerini içinde bulundurdukları çanta.

Beslenme eğitimi : Besin maddelerinin özellikleri, insan vücudunun gelişmesinde yiyeceklerin etkisi ve görevi, yiyecek seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar, iyi beslenmenin sağlık yönünden önemi, ucuz ve dengeli beslenmenin yolları gibi konuları işleyen bilim dalı.

Beslenme odası : Anaokulu, ilköğretim okulu vb. eğitim kurumlarında yemek yenilen yer.

Beslenme saati : Anaokulu, ilköğretim okulu vb. eğitim kurumlarında yemek yeme zamanı.

Beslenme sorunu : Eğitim yetersizliği, ekonomik güçlükler, gıda üretimi ve dağıtımı, teknolojisindeki düzensizlikler sebebiyle ortaya çıkan olumsuz durum.

Beslenme uzmanı : Beslenmenin genel özelliklerini kitle çapında ele alan, inceleyen, uygulatan yetkili.

Beslenme yetersizliği : Çeşitli güçlükler ve yokluklar yüzünden vücuda gerekli olan gıdaların yerinde ve zamanında alınamaması durumu.

Dengeli beslenme : Sağlık için gerekli olan besinleri belirli ölçülerde ve düzenli olarak alma.

Dengesiz beslenme : Büyüme, gelişme ve sağlık durumlarının bozulması veya gereğinden çok besin alarak aşırı şişmanlama dolayısıyla ortaya çıkan sağlık bozukluğu.

Dış beslenme : Besinini organik maddelerden sağlama, heterotrofi.

Öz beslenme : Besinini bağımsız olarak sağlama, inorganik azot, azotlu maddeler ve karbonhidratların sentezini yapabilme, ototrofi.

Yeterli beslenme : Vücudun yaşaması ve çalışmasını sürdürebilmesi için gerekli enerjinin karbonhidrat, yağ ve proteinlerden sağlanması işi.

Beslenme eğitimcisi : Beslenme eğitimi ile uğraşan uzman.

Beslenmek : Kendini beslemek. Besleme işine konu olmak.

Vücut : Var olma, varlık. İnsan veya hayvan gövdesi, beden.

Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

Canlı : Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Güçlü, etkili. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Canlı yayın. Canı olan, diri, yaşayan.

Getirmek : Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Erişmek veya eriştiğini sanmak. Gelmesini sağlamak. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. İleri sürmek.

Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

Edinme : Edinmek işi, kazanma, iktisap.

Faaliyet : Canlılık, hareket. Çalışma. İşler durumda olma, etkinlik.

Beslenme alışkanlığı : Bir yemin hayvanlara verilme süresi arttıkça, yem tüketimi ve işkembedeki mikroorganizmaların popülasyonundaki değişmeler gibi nedenlerle sindirim ve yemden yararlanma oranının artması.

Beslenme bilimi : Gıdaların bileşiminde bulunan ve besin elementleri olarak bilinen proteinleri, yağları, karbonhidratları, mineral maddeleri ve vitaminleri ayrıca suyu insan vücudunun bu besin unsurlarından ne biçimde yararlandığını inceleyen bilim dalı.

Beslenme bölgesi : Akarsuların tüm beslenme teknesiyle, buzulların sürekli kar sınırının üstünde kalan yukarı kesimi. Bir akarsuda, toplanan bütün suların bulunduğu alan.

Beslenme indeksi : Midedeki yem maddeleri ağırlığının, vücut ağırlığıyla midedeki yem maddeleri ağırlığı farkına oranı.

Beslenme oranı : Belirli bir süreçte tüketilen yemin ağırlığının vücut ağırlık artışına bölünmesi.

Beslenme referans değeri : Sağlıklı diyet için günlük olarak alınması tavsiye edilen besin ögelerinin miktarı.

Beslenme ve eksiklik anemisi : Normal hemoglobin üretimi için gerekli olan, demir, bakır ve B12 vitamini gibi kimi temel maddelerin besinlerde az oluşu veya hiç bulunmayışı veya bunların sindirimi ve emilimindeki bozukluklardan kaynaklanan anemi, nütrisyonel ve eksiklik anemisi, nütrisyonel anemi, yetersizlik anemisi.

Beslenme zamanı : Balığın gün içerisinde besin almada aktif olduğu zaman.

Diğer dillerde Beslenme anlamı nedir?

İngilizce'de Beslenme ne demek? : adj. alimentary, nutritive

n. nutrition, alimentation, nourishment

Fransızca'da Beslenme : alimentation [la], nutrition [la]

Almanca'da Beslenme : n. Kost

Rusça'da Beslenme : n. питание (N)