Bickered türkçesi Bickered nedir

Bickered ingilizcede ne demek, Bickered nerede nasıl kullanılır?

Bickerer : Tartışan kimse. Çekişen. Atışan. Didişen.

Bickerers : Didişen. Çekişen. Tartışan kimse. Atışan.

Bicker over an issue : Bir konuda çekişmek. Bir konuda atışmak. Bir mesele ile ilgili tartışmak.

Bicker : Atışmak. Münakaşa etmek. Şırıldamak. Pırıldamak. Titremek. Titreşmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Tartışmak. Çekişmek. Didişmek.

Bickering : Tartışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Atışma. Ağız kavgası. Çekişme. Münakaşa. Didişme.

Bicky : Bisküvit. (britanya argosu) bisküvi.

Bickerings : Didişme. Atışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Münakaşa. Ağız kavgası. Çekişme. Tartışma.

Bickers : Atışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Titremek. Didişmek. Pırıldamak. Çekişmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Şırıldamak. Tartışmak. Titreşmek.

Bickie : Çörek. Düz tavalarda pişirilen küçük tatlı kek. (britanya argosu) bisküvi. Kurabiye.

 

İngilizce Bickered Türkçe anlamı, Bickered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bickered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fibrillated : Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Şiddetlice sarsmak.

Pulsate : Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Çarpmak. Atmak. Nabzı atmak. Titretmek. Çarpmak (yürek). Belirgin bir ritimle gümbürdemek. Nabız gibi atmak.

Disputes : Reddetmek. Anlaşmazlıklar. Karşı koymak. Anlaşmazlık. Şüphe etmek. İtiraz etmek. Uygulanılmakta olan iş koşullarının tümü ya da bir kaçının niteliği, yönetmi ve benzeri nedenlerle işçi ve işvereni doğrudan doğruya ve karşılıklı olarak ilgilendiren işlemlerde her iki yan arasında ortaya çıkan anlaşmazlık.

Squabbles : Hırgür etmek. Ağız kavgası yapmak. Hırgür. Ağız kavgası etmek. Ağız kavgası. Ağız kavgasına tutuşmak. Ağız dalaşı.

Flickers : Oynamak (ışık veya gölge). Alevlenmek. Titreme. Titreyerek yanmak (ateş). Oynamak. Çırpınmak. Hızla ve sessizce önünden geçmek. Alazlanmak.

Dithered : Tereddüd etmek. Kararsız olmak. Titrek. Duraksamak.

Chaffered : Alışverişte bulunmak. Pazarlık. Çekişme. Pazarlık etmek.

Bandy : Yumruklaşmak. Ağız dalaşı yapmak. Sağa sola atmak. Verip veriştirmek. Eğri. Öte beriye vurmak. Çarpık bacaklı. Sağa sola atmak (tenis). Lafa laf koymak.

Glistened : Parlamak. Işıldamak. Kesik kesik parlamak. Pırıltı. Kıvılcım. Parıldamak. Parıltı. Parlama.

Babbled : Anlaşılmaz sözler söylemek. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Çağlamak (su). Ağulamak. Çağıldamak. Cırlamak. Gevezelik etmek. Mırıldanmak.

Bickered synonyms : bistred, discusses, gurgled, blinks, scuffles, arguing, discuss, altercate, juddered, babbles, plashed, chill, argufy, gleams, bandied, compete, glisten, bandying, pulsated, brabbles, didder, bat around, argued, chaffer, chaffers, dither, blink, fight, glint, be at variance with, brabble, dithers, quibble.