Bigger türkçesi Bigger nedir

Bigger ile ilgili cümleler

English: Ali is bigger than you are.
Turkish: Ali senden daha büyüktür.

English: A turkey is a little bigger than a chicken.
Turkish: Bir hindi, bir piliçten biraz daha büyüktür.

English: Ali is looking for a bigger house to live in.
Turkish: Ali içinde yaşamak için daha büyük bir ev arıyor.

English: Ali is bigger than me.
Turkish: Ali benden daha büyük.

English: African elephants have bigger ears than Asian elephants.
Turkish: Afrika fillerinin, Asya fillerinden daha büyük kulakları var.

Bigger ingilizcede ne demek, Bigger nerede nasıl kullanılır?

Bigger than life : Destansı. Abartılmış. Gerçeküstü. Gerçek hayatta rastlanamayacak. Epik ve efsanevi özellikleri olan. Hayattan daha büyük. Gerçek boyutunda olmayacak kadar büyük olan. Aşırır derecede ünlü ve önemli.

Far bigger : Çok daha iri. Ebat veya derece olarak daha büyük.

Biggest : Çok. En büyük. Kocaman. Büyük. Yüce. Önemli. Kapı gibi (argo terim). İri. İri kıyım. İri yarı.

Biggest of its kind : Çeşidinin en büyüğü. Türünün en büyüğü. Kendisine benzeyenler içinde en büyüğü.

Biggest toad in the puddle : Küçük veya önemsiz bir topluluktaki en önemli kişi. Bulunduğu grubun diğer üyelerini sindiren kimse. Güçlü kimse. Önemsiz bir topluluğun en önemli kişisi. Bir topluluktaki en önemli kimse. Baskın kimse.

 

Biggin : Gece takılan takke. (eski kullanım) gece başlığı. Çocuk tekkesi. Çocuk başlığı. Süzgeçli kap. Çocuk takkesi.

Biggie : Önemli kimse. Nüfuzlu kimse. Önemli. Etkili kimse (argo terim).

Biggish : Büyükçe.

Big bang : 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim. Büyük patlama. Başlangıç.

Big belly : Şiş göbek.

İngilizce Bigger Türkçe anlamı, Bigger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bigger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heftier : Gövdeli. Ağır. Çam yarması gibi. Güçlü kuvvetli. Etkili. Yüksek. Bol.

A great number of : Oldukça çok. Çok sayıda. Bir sürü. Epey.

Crit : Can alıcı. (belli sayıda turdan oluşan ve trafiğe kapalı alanda gerçekleştirilen) bisiklet yarışı. Kritik. Eleştirel.

All powerful : Sınırsız gücü olan. Mutlak güce sahip. Çok güçlü. Her şeye gücü yeten.

Large : Büyücek. Geniş. Bol. Büyük (servet). Koca. Kalabalık (aile).

A lot : Pek çok. Çok fazla. Fena. Buram buram. Şiddetle. Hayli. Fena halde. Pek. Birçok.

Burly : Palavracı. İriyarı. Kapı gibi. İrikıyım. Güçlü kuvvetli. Yapılı. Çam yarması gibi. Cüsseli.

Almighty : Her şeye kadir. Her şeye gücü yeten. Tanrı. Sınırsız gücü olan. Müthiş. Son derece. Ulu. Süper. Tek güç.

Great hearted : Cömert. Yiğit. İyi kalpli. Cesur. Yürekli.

Ethel : Soydan. Kadın ismi. Soylu. Çok güzel. Heybetli. Ulu. Alicenap. Yüce gönüllü. Asil.

 

Bigger synonyms : gargantuan, august, affluent, elephantine, beefier, cyclopean, emphatic, burnings, burliest, ambitious, cautious, amplest, a world of, antaean, capacious, a whale of a lot, biggest, cavernous, biggie, big time, bulky, amply dimensioned, hunk, ample, abysmal, glorious, burning, burlier, honorable, consequential, circumspect, abounding, affluents.

Bigger zıt anlamlı kelimeler, Bigger kelime anlamı

Small : Mini. Arka. Minik. Önemsiz. Mütevazı. Zayıf. Basit. Küçük. Ufacık. Ufak tefek.

Little : Ufak. Az. Küçük. Değersiz. Ufak şey. Birazcık. Hemen hemen hiç. Az miktarda. Kısa. Az miktar.

Bigger ingilizce tanımı, definition of Bigger

Bigger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Big.