Bildirmek nedir, Bildirmek ne demek

  • Herhangi bir şeyi haber vermek.
  • Anlatmak, ifade etmek.
  • Herhangi bir konuda bilgi vermek

"Bildirmek" ile ilgili cümleler

  • "Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu." - H. Taner
  • "Babası ile arasındaki bütün mektuplaşmaları bana da bildiriyor." - E. İ. Benice
  • "Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur diye bildir, dedi." - F. R. Atay

Bildirmek tanımı, anlamı:

Bildirme : Bildirmek işi, beyan, tebliğ.

Görüş bildirmek : Bir konuda elde edilen düşünce ve deneyimleri vermek.

Haddini bildirmek : Sert bir karşılıkla uslandırmak, yola getirmek, cezalandırmak.

Haber : İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. Yüklem. Bilgi.

Vermek : Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Ödemek. Tespit etmek. Dayamak. Satmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Bırakmak veya bağışlamak. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Ayırmak, harcamak. Yaymak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Ondan bilmek, atfetmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Doğurmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Sahip olmasını sağlamak.

 

Bilgi : İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

Anlatmak : Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak. Nakletmek. Bilgi vermek, izah etmek.

İfade : Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş. Anlatım. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Dışa vurum.

Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

Bir : Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Sadece. Bir kez. Sayıların ilki. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda.

 

Etmek : Küçük veya büyük abdestini yapmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bulmak, erişmek. Eşit değer kazanmak. Bir işi yapmak. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak. Demek, söylemek.

Bildirmek ile ilgili Cümleler

  • Geç kalacağımı sana bildirmek istedim.
  • Ben sadece yarın burada olamayacağımı sana bildirmek istedim.
  • Tom'a bildirmek için emin olacağım.
  • Ali işlerin nasıl sonuçlandığını bana bildirmek için söz verdi.
  • Yapması gereken şeyi Tom'a bildirmek zorundayım.
  • Biliyorsun ki öyle bir şey yaparsan bize bildirmek zorundasın.
  • İsimsiz bir arayan, bir cinayeti bildirmek için polisle temasa geçti.

Diğer dillerde Bildirmek anlamı nedir?

İngilizce'de Bildirmek ne demek? : v. declare, notify, let smb. know, inform, let know, tell, say, serve notice, proclaim, report, state, acquaint, advise, affirm, announce, annunciate, communicate, enunciate, give forth, give out, herald, impart, indicate, intimate, issue, lodge

Fransızca'da Bildirmek : annoncer, communiquer, déclarer, dire, énoncer, faire part, instruire, notifier, proclamer

Almanca'da Bildirmek : v. mitteilen, berichten, melden, äußern, bekannt machen, verkünden, verkündigen, kundgeben, kundmachen, kundtun, bekunden, künden, sagen, verlautbaren, vermelden, offenbaren, abläuten, ummelden, herantragen, zustellen, ausrichten, besagen, entbieten, mahnen, ausposaunen, heißen, i

Rusça'da Bildirmek : v. возвещать, извещать, объявлять, заявлять, уведомлять, докладывать, рапортовать, поведать, оповещать, доносить, сообщать, давать знать, возвестить, известить, объявить, заявить, уведомить, доложить, оповестить, донести, сообщить