Bilgisayar nedir, Bilgisayar ne demek

Bilgisayar; bir bilişim terimidir.

"Bilgisayar" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bilgisayarındaki disketi çıkarıyor, resimlerle birlikte büyükçe bir sarı zarfa koyuyor." - İ. Aral

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. Bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. Minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici,

 

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Simgesel ve matematiksel işlemler yapan bir araç. Başlangıçta toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemleri yapan bir hesap makinesi idi. Daha sonra geliştirilerek elektronik olan bilgisayarlar elde edilmiştir.

Verilen izlencelere göre sayısal, usbilimsel, abecesel verileri işleyerek amaçlanan sonuçları veren eksicikli (elektronik) aygıt.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt.

Bilimsel terim anlamı:

bilişim: Güçlü bir bellek birimiyle donatılmış, sayısal ve mantıksal işlemleri kendi kendine yapabilen aygıt.

Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç.

İngilizce'de Bilgisayar ne demek? Bilgisayar ingilizcesi nedir?:

computer, data processing system

Bilgisayar hakkında bilgiler

Bilgisayar, kendisine verdiğimiz bilgileri istediğimizde saklayabilen, istediğimizde geri verebilen cihaza denir. İlk elektrikli bilgisayar ENIAC'tır.

 

Bilgisayarlar çok farklı biçimlerde karşımıza çıkabilirler. 20. yüzyılın ortalarındaki ilk bilgisayarlar büyük bir oda büyüklüğünde olup, günümüz bilgisayarlarından yüzlerce kat daha fazla güç tüketiyorlardı. 21. yüzyılın başına varıldığında ise bilgisayarlar bir kol saatine sığacak ve küçük bir pil ile çalışacak duruma geldiler. Bu kadar küçük imal edilebilmelerinin temel nedeni 1969 yılında yarı iletkenler ile çok küçük alanlara sığdırılabilen devreler yapılabilmesidir. Şu anda kullandığımız bilgisayarlar Intel'in ilk işlemci unvanına sahip olan 4004'ten sonra bilgisayar teknolojisi hız kazanmıştır. Toplumumuz kişisel bilgisayarı ve onun taşınabilir eşdeğeri, dizüstü bilgisayarını, bilgi çağının simgeleri olarak tanıdılar ve bilgisayar kavramıyla özdeşleştirdiler. Günümüzde çok yaygın kullanılmaktadırlar. Bilgisayarın temel çalışma prensibi ikili sayı sistemi yani sadece 0 ve 1 den oluşan kodlamalardır.

İstenilen yazılımı kayıt edip istenilen zamanda çalıştırabilmeleri bilgisayarları çok yönlü kılıp hesap makinelerinden ayıran ana özellikleridir. Church-Turing tezi bu çok yönlülüğün matematiksel ifadesidir ve herhangi bir bilgisayarın bir diğer bilgisayarın görevlerini yerine getirebileceğinin altını çizer. Dolayısıyla, karmaşıklıkları ne düzeyde olursa olsun, cep bilgisayarından süper bilgisayarlara kadar, bellek ve zaman sınırı olmadığı takdirde hepsi aynı görevleri yerine getirebilirler.

Geçmişte 'bilgisayar' olarak bilinen birçok aygıt günümüz ölçütlerine göre bu tanımı hak etmemektedirler. Başlangıçta bilgisayar sözcüğü hesaplama sürecini kolaylaştıran nesnelere verilen bir ad konumundaydı. Bu ilk dönemin bilgisayar örnekleri arasında sayı boncuğu (abaküs) ve AntiKitira Makinesi (M.Ö 150- M.Ö100) sayılabilir. Yüzyıllar sonra, Orta Çağ sonundaki yeni bilimsel keşifler ışığında, Avrupalı mühendisler tarafından geliştirilen bir dizi makinesel hesaplama aygıtlarının ilki ise, Wilhelm Schickard'a (1623) aittir.

Bilgisayar ile ilgili Cümleler

  • Bilgisayar bozuldu.
  • Büyürken bilgisayarımız yoktu.
  • Bilgisayar, bilmediğim diller, matematik ve fizik öğrenmek istiyorum. Bana yardım eder misiniz?
  • O, bilgisayarları nasıl tamir edeceğini bilir.
  • Bilgisayar çalışmıyor.
  • O, bilgisayarları nasıl onaracağını biliyor.
  • Senin bilgisayarın az önce yine bip sesi çıkardı.
  • Bilgisayar bana "bir hata oluştu" demeye devam ediyor fakat bunu zaten biliyorum!
  • Bilgisayar başında mısın?
  • Bilgisayar bozuk.
  • Bilgisayar çevirisi kullanma!
  • O on üç yaşındayken babasının Tom'a verdiği bilgisayar hala çalışıyor.
  • Yana bir bilgisayar programcısı mı?
  • Onlar bilgisayarları nasıl tamir edeceğini biliyor.

Bilgisayar tanımı, anlamı:

Bilgisayar ağı : Kaynaklarını paylaşmak üzere birbirine bağlanmış iki veya daha fazla bilgisayarın oluşturduğu yapı.

Bilgisayar korsanı : Bilgisayar ve haberleşme teknolojileri konusundaki bilgisini gizli verilere ulaşmak, ağlar üzerinde yasal olmayan zarar verici işler yapmak için kullanan kimse.

Bilgisayar masası : Bilgisayar ve eklentilerinin yer aldığı masa.

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Bilgisayarcı : Bilgisayar alım satımcısı. Bilgisayar programcısı, yapımcısı veya mühendisi.

Bilgisayarcılık : Bilgisayarcının yaptığı iş.

Bilgisayarlaşmak : Bilgisayar düzeniyle donatılmak.

Dizüstü bilgisayar : Dizüstü.

Aritmetiksel : Aritmetik ile ilgili.

Mantıksal : Mantıklı.

İşlem : Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Program : Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. İzlence. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri.

Sonuç : Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt.

Cihaz : Çeyiz. Aygıt, alet, takım.

Bilgisayar canlandırması : Canlandırmanın bilgisayar yardımıyla gerçekleştirilmesi; genellikle, bilgisayar, sinema ve televizyonun bir arada kullanılmasıyla ortaya çıkar.

Bilgisayar destekli eğitim : (BDE)

Bilgisayar destekli mühendislik : (BDM)

Bilgisayar destekli öğretim : Öğrencinin bir bilgisayar ucu başında, öğrencilerin gösterebilecekleri türlü tepkiler göz önünde tutularak hazırlanmış bir bilgisayar izlencesiyle etkileşim içinde, kendi öğrenme hızına göre kullanabildiği öğretim türü, bu soruna ilişkin araştırma ve uygulama alanı.

Bilgisayar destekli tasarım : Tasarımcının genellikle çizim gösterici bir bilgisayar ucu başında, gerçekleştirmek istediği tasarım için geliştirilmiş yazılım dizgelerinden yararlanarak etkileşimli biçimde çalışmasına olanak hazırlayan araştırma ve uygulama alanı. (BDT)

Bilgisayar destekli üretim : (BDÜ)

Bilgisayar destekli yazılım mühendisliği : (BDYM)

Bilgisayar donanımı : Bir bilgisayar sisteminin elektronik, manyetik ve elektriksel kısımları.

Bilgisayar filmi : Bilgisayar canlandırmasıyla gerçekleştirilen film. (Şimdilik bütün bilgisayar filmleri, bilgisayar canlandırması yani bilgisayar canlıresimi olduğundan, bilgisayar filmi ile bilgisayar canlandırması anlamdaş olarak kullanılmaktadır).

Bilgisayar izlencesi : Bir bilgisayarca uygulanmak üzere uygun biçimde deyimlendirilmiş bir izlence.

Diğer dillerde Bilgisayar anlamı nedir?

İngilizce'de Bilgisayar ne demek? : n. computer, machine that computes, machine that processes data

Fransızca'da Bilgisayar : ordinateur [le]

Almanca'da Bilgisayar : n. Elektronengehirn

Rusça'da Bilgisayar : n. компьютер (M)

abbr. ПК (M), ЭВМ (F)