Bilinçsiz nedir, Bilinçsiz ne demek

Bilinçsiz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Bilinci olmayan, şuursuz.
  • Kendi etkinliğini eleştirmeli bir biçimde sezmeyen, şuursuz

Fransızca'da Bilinçsiz ne demek?:

inconscient, ente

Bilinçsiz anlamı, kısaca tanımı:

Bilinç : Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Temel bilgi, temel görüş.

Bilinçsizlik : Bilinçsiz olma durumu, şuursuzluk. Nesne, olay ve işlere karşı uyanık bulunmama durumu, şuursuzluk.

Şuursuz : Bilinçsiz bir biçimde. Bilinçsiz.

Etkin : Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Eleştirmeli : Eleştirme ile ilgili, eleştirme üzerine olan, eleştirel, tenkidî.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

 

Sezme : Sezmek işi.

Bilinçsiz bellek : (Freud) Baskıya alınıp bilinçaltına kapatıldığı için doğrudan anımsanmamakla birlikte gizli yollardan bilinci ve davranışı etkileyen anı, dilek ve özlemlerin tümü.

Bilinçsiz güdülenme : Kişinin bilincinde olmadığı ve ancak davranışlarıyla yansıtabildiği eyleme geçme isteği.

Bilinçsizce : Bilinçsize yakışır biçimde olan, şuursuzca. İlgili cümle: "“Onun inadı bilinçsizceydi, benimkisi bilinçli.”" T. Dursun K. zf. (bilinçsi'zce) Bilinçsiz bir biçimde, şuursuzca. İlgili cümle: "“Bizim ilk romancılarımız, kapalı toplum düzeninin çelişkilerini ancak bilinçsizce saptayabiliyorlardı.”" S. İleri.

Bilinçsizleşebilme : Bilinçsizleşebilmek işi, şuursuzlaşabilme.

Bilinçsiz ile ilgili Cümleler

  • Onlar bilinçsiz.
  • Ali bilinçsiz.
  • Ali bilinçsiz görünüyor.
  • Her ikisi de bilinçsizdi.
  • O, kız kardeşini kaldırımda bilinçsizce yatarken buldu.
  • Ali hastane yatağında bilinçsizce yatıyordu.
  • Ali üç gündür bilinçsiz.
  • Bilinçsiz insan acı hissetmez, ama aile ve dostları için bu uzun ve acılı bir deneyim olabilir.

Diğer dillerde Bilinçsiz anlamı nedir?

İngilizce'de Bilinçsiz ne demek? : adj. unconscious, senseless

Fransızca'da Bilinçsiz : inconscient/e

Almanca'da Bilinçsiz : adj. unbewusst

Rusça'da Bilinçsiz : adj. несознательный