Billur nedir, Billur ne demek

Billur; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Billur" ile ilgili cümle

  • "Onu görmek, billur sesini dinlemek, elinden bir şey içmek." - A. İlhan
  • "Su sesi ve kanat şakırtısından / Billur bir avize Bursa'da zaman" - A. H. Tanpınar
  • "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat." - R. H. Karay
  • "Su buharı billur durumunda donunca kar olur."

Billur hakkında bilgiler

Kristal, billur amorf yapıda ya da kesme cam, kimyadaki katı haldeki bir elementin veya bileşiğin, molekül, atom veya iyon yığınlarının (paketinin) kesin geometrik bir yapı göstermesidir.

Araştırmalar göstermiştir ki, hemen hemen bütün katı maddelerde atomlar tekrarlı bir sıra halinde dizilmiştir ve bundan dolayı billurlar teşkil ederler. Cam ve plastik başlıca istisnalardır. Bu maddelerde billurlaşma görülmez. Fakat bu maddelerde bile küçük bölgelerde parça parça bir tekrarlı sıra bulunur.

Billur anlamı, kısaca tanımı:

Geometrik : Geometriyle ilgili veya geometriye uygun olan, hendesi.

Madde : Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.

 

Billur gibi : Pürüzsüz (ses). çok beyaz ve pürüzsüz (kol, gerdan, göğüs). çok duru, çok temiz (su).

Billur cisim : Göz merceği.

Billuriye : Billurdan yapılmış. Billurla ilgili. Genellikle billurdan yapılmış eşya satan dükkân.

Billurlaşma : Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme. Billur durumuna gelme.

Billurlaştırmak : Billur durumuna getirmek.

Billurlu : İçinde billur bulunan. Bol ışıklı, pırıl pırıl parlayan (yer).

Billursu : Billuru andıran, billura benzeyen, billur gibi, billurumsu, kristaloit. Diyalize uğrayarak çözümlenen madde, koloit karşıtı.

Billurumsu : Billursu.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

 

Kesme : Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Kesmek işi. Lokum. Kesme işareti. Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesin, değişmez, maktu. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum.

Kristal : Billurdan yapılmış. Billur.

Yumurta : Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Tavuk yumurtası. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

Akıcı : Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

Kimya : Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim. Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey. Uyum.

Bazı : Bazen. Birtakım, kimi.

Cam : Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Pencere. Kadeh, içki.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Koç yumurtası : Kasaplık hayvanların erkeklik bezleri.

Koç : Sağlıklı, gürbüz genç erkek. Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı, Hamel. Kişilerin liderlik veya yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kimse. Damızlık erkek koyun. Çalıştırıcı.

Duru : Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.). Pürüzsüz (ten). Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak.

Temiz : Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Billurlaşmak : Billur durumuna gelmek, billur durumunda yoğunlaşmak, kristalleşmek. mec. Belirgin duruma gelmek, netlik kazanmak. (kimya)

Billurlaşmış : (kimya)

Billurlaştırabilme : Billurlaştırabilmek işi.

Billurlaştırabilmek : Billurlaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Billurlaştırma : Billurlaştırmak işi.

Billurlu şist : (jeoloji)

Billurlu taş : (billûrlu kütle) (jeoloji)

Billursuyu : (billûrlaşma suyu) (kimya)

Diğer dillerde Billur anlamı nedir?

İngilizce'de Billur ne demek? : n. crystal, flint glass, cut glass, spar

Fransızca'da Billur : cristallin/e

Almanca'da Billur : n. Kristall

Rusça'da Billur : n. кристалл (M), хрусталь (M)

adj. хрустальный, кристальный