Bindi nedir, Bindi ne demek

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: dayak]

Bindi anlamı, tanımı:

Bindiği dalı kesmek : Kendisine gerekli ve yararlı olan şeyi farkında olmadan yararsız duruma getirmek, kendi eliyle yok etmek.

Bindirilmek : Bindirme işi yapılmak.

Bindirilmiş kuvvetler : Motorlu taşıtlara bindirilmiş asker birlikleri.

Bindirim : İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Zam. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.

Bindirimli : Zamlı.

Bindirme : Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.

Bindirme kilit : Gövdesi kutu biçiminde olan, kapak veya kapının arkasına doğrudan vidalanan, basit mekanizmalı kilit.

Bindirmek : Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak. Eklemek, katmak. Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak.

Deniz bindirmek : Denizde birden fırtına çıkmak.

 

Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez : "herkesin gözü önündeki bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boşunadır" anlamında kullanılan bir söz.

Sahile bindirmek : Gemiyi içindeki yükü oluşan tehlikeden kurtarabilmek amacıyla bilerek karaya oturtmak.

Tur bindirmek : Uzun mesafeli pist yarışlarında hızlı olanlar, yavaş olanları bir veya daha fazla tur geride bırakmak. üstün gelmek, fark atmak.

Destek : Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Yardım. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda.

Bindik : Bir arkalık yük. Kısa boylu adam.

Binding : Gitarı birleştirmek veya süslemek amacıyla klavye, sap veya gövdeyi çevreleyen plastik veya sedeften şerit.

Bindir : Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (Bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).

Bindirebilme : Bindirebilmek işi.

Bindirebilmek : Bindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Bindirgeç : Kadınların örtündüğü örtü, çarşaf. Kadınların yakın bir yere giderken baş ve vücutlarını örttükleri kara bir örtü. (-Uşak)

Bindirilebilme : Bindirilebilmek işi.

Bindirilebilmek : Bindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Bindirilme : Bindirilmek işi veya durumu.

Bindirme düzlemi : Üzerinde, bindirilmiş bir tomruğun sürüklendiği yüzey.

 

Bindi ile ilgili Cümleler

  • Burak arabasına bindi ve uzaklaştı.
  • Yine yanlış otobüse mi bindiler?
  • O, gemiye bindi.
  • Arabama bindim ve uzaklaştım.
  • Bindiğin dalı kesme.
  • Ali bir ata bindi ve Mary'yi takip etti.
  • En son ne zaman metroya bindin?
  • Ali arabaya bindi ve kapıyı çarparak kapattı.

Diğer dillerde Bindi anlamı nedir?

İngilizce'de Bindi ne demek? : [Bindi] v. mount, board, get on, hop on, ride, sit