• Adam.
  • İnsan.
  • Kişi.
  • Kız.
  • Manita.
  • Aves sınıfından yumurtlayan, akciğerli, sıcak kanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı, uçucu hayvanların ortak adı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Roket.
  • Kadın.
  • Tip.
  • Uzay gemisi.
  • Güdümlü mermi.
  • Kus.
  • Uydu.
  • Kuş.
 

Bird ile ilgili cümleler

English: A bat is no more a bird than a rat is.
Turkish: Yarasa, bir kuş olmaktan ziyâde, bir sıçandır.

English: A bird can fly.
Turkish: Bir kuş uçabilir.

English: A bird has wings.
Turkish: Bir kuşun kanatları vardır.

English: A bird in hand is safer than one overhead.
Turkish: Eldeki bir kuş yukardakinden daha emniyetlidir.

English: A bird can glide through the air without moving its wings.
Turkish: Bir kuş kanatlarını oynatmadan havada süzülebilir.

Bird ingilizcede ne demek, Bird nerede nasıl kullanılır?

Bird banding : Kuş halkalama.

Bird brain : Kuş beyinli. Bir kuşun beyni. Aptal. Geri zekalı. Salak.

Bird brained : Aptal. Kuş beyinli.

Bird cage : Kuş kafesi. Kuşları barındırmak için kullanılan kafes. Kuş evi.

Bird call : Kuş ötüşü.

Bird fancier : Kuşlara karşı özeli ilgisi olan kimse. Kuşlara ilgi duyan kimse. Kuşbaz. Nadir bulunan kuşları yetiştirmekten ve toplamaktan hoşlanan kimse. Satmak için kafeslerde türlü kuşlar tutan kimse. Kuş seven kimse. Kuş meraklısı.

Bird family : Kuş familyası.

Bird in the hand is worth two in the bush : .

Bird catcher : Kuş tutan kimse.

Bird dog : Av köpeği.

İngilizce Bird Türkçe anlamı, Bird eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bird ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aves : Bir kuş familyası. Kuşlardan oluşan bir omurgalılar sınıfı. Bütün kuşların içinde bulunduğu sınıf. Aves. Kuşgiller.

Bird of prey : Yırtıcı kuş. Alıcı kuş. Avcı kuş.

Plume : Tüy. Tuğ. Tüylerini düzeltmek (kuş). Tüylerle süslemek. Kuştüyü. Ödül. Mükafat. Bulut (tüy şeklinde). Sorguç. Nişan.

Femme : Karı (fransızca). Eş.

Bozo : Geri zekalı. Mankafa. Ahmak. Herif. Hödük. Aptal. Salak.

Feather : Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı. Tüy. Kuş tüyü. Köpük (dalga). Zengin etmek. Kuştüyü ile kaplamak. Tüylerle donatmak. Kuştüyü. Uçucu. Tüy takmak.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Satellites : Peyk.

Baksheesh : Bahşiş.

Satellite : Evrensel çekim kuvveti etkisiyle, kepler yasaları uyarınca bir gezegen çevresindeki kapalı yörüngeler üzerinde dolanan gökcisimleri. Uydukent. Uşak. Peyk. Bağımlı ülke. Uydu devlet. Görünüşte bağımsız, gerçekte başka bir devlete bağımlı olan (devlet). Belli başlı kromozomlarda görülen, ana kromozom'a, sap biçiminde ince uzantıyla tutunmuş küçük kromozom parçası. büyük bir lezyonun kenarında oluşan küçük veya ikincil olarak biçimlenmiş olan lezyon. atardamar’a çok yakın olarak seyreden toplardamar. satellatizm gösteren. Bir gezegenin, ya da genel olarak bir gökcisminin çevresinde dolanan başka bir cisim. İnsanlarca yapılarak bir gökcismi çevresinde yörüngeye yerleştirilen ve dolanması sağlanan uzay aracı, yapma uydu. yapma uydunun iletişimde, ırakiletişimde kullanılan çeşidi, iletişim uydusu. iletişim uydusunun televizyon yayınlarında da kullanılabilen çeşidi, televizyon uydusu.

Bird synonyms : parson's nose, archaeopteryx lithographica, archeopteryx, archaeornis, flightless bird, dicky bird, preen gland, nonpasserine bird, carinate bird, pope's nose, passeriform bird, flying bird, class aves, protoavis, gallinaceous bird, sinornis, ibero mesornis, ratite bird, raptorial bird, caprimulgiform bird, uropygium, coraciiform bird, bird's foot, piciform bird, cuculiform bird, apodiform bird, fowl, giblet, contacts, bunnies, sweetie, dames, abdominal distention.

Bird zıt anlamlı kelimeler, Bird kelime anlamı

Carinate : Karinat. Carina'sı olan. Çıkıntılı bir şekli olan (botanik, zooloji).

Ratite : Karinasız kuş. Uçamayan kuş.

Spread : Bölüştürmek. Bölmek. Uzanıp gitmek. Sirayet etmek (hastalık). Kurmak (sofrayı). Sıçramak. Yayılım. Örtmek. Açıklık. Örtü.

Bird ingilizce tanımı, definition of Bird

Bird kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A young eaglet. To catch or shoot birds. And hence, a feathered flying animal (see 2). The young of a fowl. Orig., a chicken. A nestling.

Bird ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Bird kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bird ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bird anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bird ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...