Birds of a feather türkçesi Birds of a feather nedir

  • Huyu suyu bir olanlar.
  • Huyu suyu benzer olan kimseler.
  • Kafadar insanlar.
  • Belli bir konuyu veya meseleyi tartışmak üzere doğaçlama bir şekilde bir araya toplanmış gayriresmi tartışma grubu (bilgisayar).
  • Huyu suyu aynı olanlar.
  • Kafadarlar.

Birds of a feather ile ilgili cümleler

English: Birds of a feather flock together.
Turkish: Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

Birds of a feather ingilizcede ne demek, Birds of a feather nerede nasıl kullanılır?

Birds : Güdümlü mermi. Kız. Kuş. Omurgalı hayvanlardan, vücutları tüylerle örtülü, yürekleri dört odalı, sıcakkanlı, ön ayakları kanatlara değişmiş, bazı kemiklerinin içi boş ve deri altında hava keseleri bulunan, dişi ve erkek bireyleri bazen ayrı renkte olabilen türlere sahip geniş bir sınıf. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Kuşlar.

Of : Li. -li. Den. -dan. -nin. In. -den. -in. Karşı. -den övünerek bahsetmek.

A : Pek iyi. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir. Argonun simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Miktar belirtir. Atom ağırlığı. (herhangi) bir.

Feather : Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı. Tüy takmak. Kuş tüyü. Tüylerle donatmak. Kuştüyü ile kaplamak. Kama. Kuştüyü. Tüyle kaplamak. Kuşların vücutlarını örten çeşitli yapı ve renkteki üst deri uzantıları. Köpük (dalga).

 

Birds of a feather flock together : Aynı huylu kimseler. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Birbirini bulur. İt ulur. Aynı bokun soyu. İt ulur birbirini bulur.

As light as a feather : Tüy kadar hafif. Tüy gibi hafif. Tüy gibi. Neredeyse ağırlıksız. Çok hafif. Çok az ağırlığı olan.

Birds of paradise : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, öz ötücüler (oscines) üst familyasından, zarif tüylü, süslü ve uzun kuyruklu, yandan basık gagalı, yeni gine ve dolaylarında yaşayan, 120 kadar türü olan bir familya. Cennetkuşu. Cennet kuşugiller.

Cut a feather : Dışarı uzatmak. Şüphe uyandırmak. Polemiğe girmek. Tartışmak.

Birds of passage : Göçmen kuşlar. Gezici kuşlar. Gezgin kuşlar. Mevsimlerle birlikte yer değiştiren kuşlar.