Birey nedir, Birey ne demek

  • Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert
  • Bir türün kapsamı içine giren somut varlık.
  • Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri.
  • Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert.
  • İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

"Birey" ile ilgili cümle

  • "Matbaanın bulunması, sanat ve kültür olaylarından tüm bireylerin nasiplenmesi yolunu açtı." - A. Boysan

Yerel Türkçe anlamı:

Bire hey.

Epeyce, iyice, usule uygun şekilde: Yağmur birey yağdı.

Biyoloji'deki anlamı:

Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. Fert.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

 
 

Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-Bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad.

Felsefi anlamı:

(Lat. indiviuum, = bölünmeyen < dividere = bölünmek)(Yun. a-tomon = bölünmeyen kendi içinde bölünmez olan] 1-Kendine özgülüğünü yitirmeden bölünemeyen "tek" varlık. // Genel olarak her var olan bir birey olabiliceği gibi, bağımsız bir kişi olan insan da bir bireydir. 2-(Mantıkta) Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. // Cins içinde bir çok türler vardır, her türde de her birinin kendine özgü nitelikleri olan belirsiz sayıda birey bulunur.

Hukuki terim anlamı:

ferd.

Sosyoloji'deki anlamı:

Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri.

Zooloji alanındaki anlamı:

(anlamdaş. fert): Bir grup canlının, yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve aralarında çiftleşebilen organizmaların herbiri.

Bilimsel terim anlamı:

Bir evrenin öğesi olan nesne; bir adın gösterdiği nesne. || Anl. gösterilen, değişken değeri. Krş.. özbirey.

İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek canlıya verilen ad.

İngilizce'de Birey ne demek? Birey ingilizcesi nedir?:

individual

Osmanlıca Birey ne demek? Birey Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

ferd

Birey hakkında bilgiler

Birey, günlük konuşma dilinde genellikle bir tek kişiyi tanımlamak için kullanılan kelimedir.

Farklı alanlarda birey sözcüğü, bir kişi anlamından ziyade herhangi bir tek değer, obje veya tanım tanımlamakta kullanılır.

Birey ile ilgili Cümleler

  • Bireysel özgürlük demokrasinin temelidir.
  • Bireysel çıkarını her zaman ön planda tutan insanların toplum için bir şey yapmasını beklemek sadece ahmaklıktır.
  • Bireyin hakları özgür bir toplumda en önemli haklardır.
  • Her birey 7000 dolar ödedi.
  • Bireysel özgürlük, demokrasinin ruhudur.
  • Toplumun bireyler üzerinde büyük bir etkisi vardır.
  • Ölçümler bireyden bireye farklıdır.
  • Bireysel özgürlüklere saygılı olmalıyız.
  • Tom'u adamakıllı sorumlu bir birey olarak düşünüyorum.
  • Sadece yakın aile bireyleri Mustafa ve Mary'nin düğününe katıldı.
  • Bireyin isteğine saygı göstermeliyiz.
  • Sanat dünyanın bildiği bireyciliğin en yoğun biçimidir.
  • Birey ne kadar gururlu olursa, ceza o kadar sert olur.
  • Her birey 1.000 dolar ödedi.

Birey anlamı, tanımı:

Birey oluş : Yumurtanın döllenmesinden bireyin yetkin duruma gelmesine kadar geçirdiği gelişim evrelerinin bütünü, ontogenez, soy oluş karşıtı.

Bireyüstü : Tek bir bireyi aşan. Genellikle fertlerin çevresini aşan, bireylerin bilincinden bağımsız olan.

Bireyci : Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist. Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist.

Bireycilik : Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm. Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm.

Bireyleşme : Bağımsız kişiliğe varan gelişme süreci. Bütünün parçalarından birisinin gelişerek belirgin ve bağımsız bir duruma gelmesi. Türle ilgili bir örnek olarak bireyde gerçekleşmesi.

Bireyleştirmek : Bireye özgü kılmak, başkalarından ayırmak.

Bireylik : Bir kimseyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, tek kılan özellikler veya bunların tek biçimi. Bireyi benzerlerinden ayıran niteliklerin bütünü.

Bireysel : Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî.

Bireysel emeklilik : Bireylerin geleceklerini garanti altına almak için bankalar veya çeşitli finans kurumları aracılığıyla yaptıkları tasarruf.

Bireyselleştirme : İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Bireysel duruma getirme. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.

Bireyselleştirmek : Bir şeyi ayrı olarak, bireysel olarak göz önüne almak.

Bireysellik : Birey olma olgusu. Bir kişiyi benzerlerinden ayıran özelliklerin bütünü, ferdiyet.

Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet.

Yitirme : Yitirmek işi.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Var olan her şey. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Önemli, yararlı, değerli şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Ömür, hayat.

Fert : Birey.

Bilgi : Bilim. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.

Kapsam : Kaplam. Sınırları içine başka konuları veya anlamları alma durumu, şümul.

Somut : Somut olan şey. Varlığı duyularla algılanabilen, müşahhas, konkre, soyut karşıtı.

Günlük : Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. O günkü, o günle ilgili. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Günü gününe tutulan anı yazısı veya bu yazıları içine alan eser, günce.

Birey ekolojisi : Bir türe ait birey veya bireylerin yaşama ortamlarıyla olan ilişkilerini inceleyen ekolojinin bir dalı.

Birey soyutlayıcısı : a adından, bu adın kaplamını gösteren X.a deyimini oluşturan X sıfırlı kaplamsal izerge soyutlayıcısı: (X.a) = a.

Birey üstü : Tek bireyi aşan. Genellikle bireylerin çevresini aşan, bireylerin bilincinden bağımsız olan.

Bireyce : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.

Bireycem : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.

Bireycil oyun : Bireysel olay ya da sorunları gerçek bağlamından soyutlamadan, eylem içinde gözlemek ya da sağaltmak üzere, oyun yordamına başvuran ve ilgili bireye günlük yaşam görüntülerini oynamak üzere çeşitli üstlenceler yükleyerek oyunluk koşulları içinde gözlem ve çözümlemelerde bulunma yordamı, bk. kümeciI oyun, kümeölçüm.

Bireycilleşme : Bireyleri belli toplumsal kümelere bağlayan bağların zayıflaması ya da ortadan kalkması.

Bireydi : Bu ne sabırsızlık: Aman bireydi. Beş dakika daha bekleyemediniz ha!

Bireye tapınma : Bir yönetici ya da önderin yetkesine sorgusuz- sınırsız saygı gösterme. Bir yönetici ya da önderin gerçek değerini abartma.

Bireyi : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.

Diğer dillerde Birey anlamı nedir?

İngilizce'de Birey ne demek? : n. individual, person

Fransızca'da Birey : individu [le]

Almanca'da Birey : n. Einzelwesen, Individualität, Individuum

Rusça'da Birey : n. индивид (M), индивидуум (M), особь (F), экземпляр (M)