Birincil elektron nedir, Birincil elektron ne demek

Birincil elektron; Televizyon alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Elektron çoğaltıcı bir ereğe düşürüldüğünde ikincil elektronların özgür kalmasına yani ikincil yayına yol açan elektron.

Birincil elektron kısaca anlamı, tanımı

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Birincil : Sırada, önemde ilk yeri alan. Asli.

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Elektron çoğaltıcı : Birbiri ardına dizilmiş elektrikuçlarının elektronlarla bombardımanı, dolayısıyla her aşamada elektron sayısının gittikçe artmasıyla, ufak bir akımı güçlendiren aygıt.

İkincil elektron : Gelen ışınımla madde arasındaki etkileşim sonucu, atom tarafından fırlatılan elektron. Birincil elektronun, elektron çoğaltıcı bir yüzeye çarpması sonucu serbest kalan, böylelikle ikincil yayıma yol açan elektron.

 

Elektronlar : Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

Çoğaltıcı : Çoğaltma işini gerçekleştiren düzenek.

İkincil : Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder.

Çoğaltı : Basımevinin bulunmasından önce yazmaların elle çoğaltılması işi.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Özgür : Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Diğer dillerde Birincil elektron anlamı nedir?

İngilizce'de Birincil elektron ne demek ? : primary electrons