Birlikte nedir, Birlikte ne demek

Birlikte; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

"Birlikte" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare" - T. Fikret
  • "Ahmet Vefik Paşa'nın telif tiyatro eserleri yazdığını bilmekle birlikte bunlar elimizde yoktur." - M. And
  • "Kitabınızı birlikte getirdiniz mi?"

Yerel Türkçe anlamı:

Birlikte, beraber

Birlikte tanımı, anlamı:

Birlikte yaşama : Birlikte oturma, bir arada yaşama.

Bununla birlikte : Bunun böyle olduğuna bakmayarak, bununla beraber, mamafih. Buna ek olarak, bununla beraber, amma velakin.

Birlik : En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bölünmezliği içeren yalın bütün.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As.

Birliktelik : Birlikte olma durumu, beraberlik.

Birlikten kuvvet doğar : "toplu veya beraber davranmak daha büyük güç sağlar" anlamında kullanılan bir söz.

 

Bir : Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Sadece. Sayıların ilki. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Eş, aynı, bir boyda.

Beraberce : Birlikte, beraber olarak.

Hep : Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak. Sürekli olarak, her zaman, daima.

Beraber : -e rağmen, -e karşın. Birlikte, bir arada. Aynı düzeyde.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Beraberinde : Yanında.

Birlikte anlamlı deyim : Tek başına anlamlı olmayıp, bir ya da birden çok yönetilen deyimle bir araya geldiğinde tek başına anlamlı bir deyimi oluşturan deyim; yöneten dizimsel türünden olan deyim. || Örn. 'ise', 'değil', 'ne...ne'...'bütün',...

Birlikte borçlu : müşterek borçlu.

Birlikte bölünmez sayılar, birlikte asal sayılar : (matematik)

Birlikte çevirim : Ses ile resmin aynı anda, aynı kuşak üzerine alınması. Ayrı çevirimin karşıtı.

Birlikte çökme : Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde veya onun ile birlikte sürüklenerek taşınması.

 

Birlikte dava : Yasada belli edilen nedenlere ve kurallara dayanarak, birden çok kişilerce birlikte açılabilen dava.

Birlikte değerlendirme : Bir ya da birçok öğrencinin durumunun öğretmen ile birlikte öteki öğrenciler ya da ilgililerce birlikte değerlendirilmesi.

Birlikte değişki : İki değişken arasındaki bağıntıyı ölçmek üzere birlikte gidişim çizgisine başvurmadan, değişkenlere ilişkin gözlem değerleri arasındaki ayrımlara dayanarak yapılan ölçüm. bk. birlikte gidişim, değişki.

Birlikte değişki katsayısı : Birlikte değişme gösteren bir dağılımda birbirini izleyen gözlem değerleri arasındaki karşılıklı ayrımların çarpımlarının kümel (cebirsel) toplamını, ayrımların çizel (geometrik) ortalamasına bölerek elde edilen bağlaşı ölçümü.

Birlikte değişmeler : İki olay arasında, birinin herhangi bir yönde gösterdiği değişmelerle birlikte ötekinin de aynı ya da ters yönde değişme göstermesi biçiminde beliren ilişki.

Birlikte ile ilgili Cümleler

  • Birlikte baloya gideceğiz.
  • Ali ve Mary John ve Alice ile birlikte pikniğe gitti.
  • Ben o zaman Tom'la birlikte tam oradaydım.
  • Ali ve ben birlikte büyüdük.
  • Ali ve Mary nadiren birlikte bir şey yapar.
  • Onların birlikte çok mutlu olacaklarına eminim.
  • Birlikte başlamak için buraya gelmemeliydin.
  • Birlikte basketbol oynuyoruz.
  • Birlikte ağladık.
  • Birlikte akşam yemeği yemeğe ne dersin?
  • Siz ikiniz birlikte hep çok sevimliydiniz.
  • Birlikte bazı İngilizce şarkıları söyleyelim.
  • Ali ve ben nadiren birlikte yemek yeriz.
  • Birlikte başka ne yaptınız?

Diğer dillerde Birlikte anlamı nedir?

İngilizce'de Birlikte ne demek? : adj. joint, in collaboration with, in concur with, unisonous

adv. together, as one man, jointly, in common

conj. as well as

Fransızca'da Birlikte : ensemble, simultanément, concurrement, conjointement, de compagnie, de concert, de conserve, de front, en chìur, en corps

Almanca'da Birlikte : adj. gemeinsam

adv. anbei, beieinander, beisammen, einschließlich, gemeinschaftlich, inklusive, miteinander, mitsammen, unisono, zusammen

prep. mit, mitsamt

Rusça'da Birlikte : adj. совместный

adv. заодно, совместно, вместе, сообща, дружно