Blink of an eye türkçesi Blink of an eye nedir

  • Göz kırpma.

Blink : Pırıldamak. Göz kırpmak. Parlamak. Kırpmak. Titreşerek parlamak. Görmemezlikten gelmek. Işıldamak. Yanıp sönmek. Yanıp sönmek (ışık). Göz ardı etmek.

Of : Den. -den. -nın. -li. Li. Nin. Yüzünden. -dan. Hakkında. -in.

An : (herhangi) bir. Bir (ünlülerden önce). Anabatik rüzgar. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir.

Eye : Göz. Dişi kopça. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Görme gücü. Gözetlemek. İğne deliği. Dikkatle bakmak. Delik.

In the twinkle of an eye : Göz açıp kapayıncaya kadar. Kaşla göz arasında.

 

Bat an eyelid : Gözünü kırpmak.

In the twinkling of an eye : Göz açıp kapayıncaya kadar. Kaşla göz arasında. Göz açıp kapatana kadar. Göz açıp kapayıncaya dek.

Be an eyesore : Göz zevkini bozmak.

Twinkling of an eye : Çok kısa zaman dilimi. Kısa an. Göz kırpma.

Sözcükler, direkt olarak Blink of an eye ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Palpebration : Palpebrasyon.

Blinking : Allah'ın cezası. Yanıp sönme. Lanet olası. Kırpışan. Boşu boşuna. Selektör. Işıldayan. İşıldama.

Twinkling of an eye : Çok kısa zaman dilimi. Kısa an.

Eyewink : Lahza. An. Göz kırpması. İz. Tek bir an. Çok kısa zaman süresi. İşaret. (arkaik) bakış. İma.

Twinkles : Titrek parlamak. Parıldamak. Pırıltı. Göz kırpıştırmak. Parlamak (gözler). Işıldamak. Göz kırpmak. Parlamak. Pırıldamak.

Wink : Çok kısa süre. Parıldamak. Çabuk açıp kapamak (farları). Çakmak. Kırpmak. Parıldayıp sönmek. Gözetmek. Göz yummak. Göz kırpmak. Titreyerek parlamak.

Nictitating : Göz kırpmak.

Eyewinks : İz. An. Göz kırpması. (arkaik) bakış. Çok kısa zaman süresi. Lahza. İşaret. Tek bir an. Göz atma.

Twink : Göz kırpıştırmak. Titrek parlamak. Penaltı vermek (ingiliz argosu). Işıldamak. Ceza vermek. Cezalandırmak. Cıvıldamak. Kısa yüksek tiz bir çınlama sesi yapmak. Genç eşcinsel çocuk. Göz kırpmak.

Twinkled : Parlamak (gözler). Titrek parlamak. Parlamak. Işıldamak. Göz kırpıştırmak. Pırıltı. Göz kırpmak. Pırıldamak. Parıldamak.

Blink of an eye synonyms : nictation, twinkling, nictitation, cock of the eye, twinkle.