Block türkçesi Block nedir

  • Kesmek.
  • Kalıplamak.
  • Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları.
  • Tıkamak.
  • Durdurmak.
  • Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
  • Öbek.
  • Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı.
  • Duvar.
  • Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi.
  • Bloke etmek.
  • Engellemek.
  • Blok.
  • Alıkoymak.
  • Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi.
  • Kütle.
  • Önünü kesmek.
  • Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak.
  • Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
  • Kapamak.
 

Block ile ilgili cümleler

English: Ali was able to park a half a block away from the concert hall.
Turkish: Ali konser salonundan yarım blok öteye parkedebildi.

English: Ali lives a block away from us.
Turkish: Ali bizden bir blok ötede yaşıyor.

English: Almost all implementations of virtual memory divide the virtual address space of an application program into pages; a page is a block of contiguous virtual memory addresses.
Turkish: Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.

English: Ali circled the block looking for a place to park.
Turkish: Ali blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.

English: Do not block any ventilation openings.
Turkish: Hiçbir havalandırma deliğini kapatmayın.

Block ingilizcede ne demek, Block nerede nasıl kullanılır?

Block and pulley : Palanga.

Block and tackle : Pano askılarını tutan halatları hareket ettiren makaraların iki yanındaki tahta ya da çelik destekler. Palanga takımı. Kaldırma indirme palangası. Palanga destekleri. Palanga. Makara takımı.

Block book : Blok kitap. Hollanda ve almanya'da 1410'da tahta blok tekniğiyle basılmaya başlanan kitaplara verilen ad.

Block booking : Blok rezervasyon veya yer ayırtma. Belli filmleri kiralamak isteyen kimsenin, bunlarla birlikte kendi seçmediği ya da nitelikçe öbürlerinden düşük başka filmleri de kiralamak zorunda bırakılmasına dayanan, iyi filmlerle birlikte kötülerini de sürmek için başvurulan yasadışı bir kiralama yöntemi. Blok kiralama. Blok olarak satınalma. Toptan kiralama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Block buster : Kuvvetli patlayıcı madde.

Block cancel character : Öbek silme damgası. Öbek unut karakteri. Blok iptal karakteri.

Block caving : Blok göçertme. Kütle göçertme yöntemi. Blok göçertme metodu.

Block by block processing : Blok-blok işleme. Öbek-öbek işleme.

Block cursor : Blok imleç.

Block delete : Öbek silme. Blok silme.

İngilizce Block Türkçe anlamı, Block eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Block ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Occlude : Kapatma. Kapatmak. Emmek (gaz). Önlemek. Emmek. Adsorbe etmek. Absorbe etmek.

Backstop : Toprak atış siperi. Dayanak. Bandrol konumlayıcı. Saha arkası çit. Saha arkası çit (beysbol, kriket).

Obturate : Mühürlemek. Kapatmak.

Inclosure : Çevrilmiş yer. Çevrilme. İlişik belge. Kapama. Çit. Mania. Çevirme. Kapanma. Kuşatma.

Dyke : Lezbiyen. Mecra. Suyolu. Etrafına set çekmek. Komşu kayaçların yapısını gelişigüzel kesen çatlak ya da yarıkları, magmanın doldurulmasıyle oluşmuş kayaç damarı. Kesen damar. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bent. Siper. Set.

Tuft : Top. Püskül. Demet. Tutam. Sıklık. Tepe. Tutam (saç). Sorguç. Perçem. Sorguç (kuşun tepesindeki).

Feck : Miktar. Kuvvet. Nicelik. Güç.

Bulks : Eşya. Çoğunluk. Boy. Toplu. Cüsse. Büyütmek. Genişlemek. Yığın. Önemli olmak. Yük.

Deters : Vazgeçmek. Caydırmak. Yıldırmak. Vazgeçirmek. Mani. Cesaret kırmak. Gözünü korkutup vazgeçirmek.

Deforce : Hukuksuz işgal etmek. Zorla alıkoymak. Gasp etmek. Bir başkasının arazisine el koymak. Görevli memura karşı gelmek. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetmek. Bir başkasının arsasına tecavüz etmek. Kanuna karşı gelmek.

Block synonyms : square block, inking pad, starting block, swage block, massive, arrest, dykes, dyking, balk, clod, body, calk, closes, amputates, complexes, dike, abridging, blocks, coop, wt, balking, shut off, pad, pack, stop, abolish, enclosure, bungs, cumulation, aborting, set, group, type.

Block zıt anlamlı kelimeler, Block kelime anlamı

Free : Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Beleş. Rahatlatmak. Bağımsız. Muaf. Serbest bırakmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Özgür. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Erkin.

Block antonyms : natural object.

Block ingilizce tanımı, definition of Block

Block kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Children`s playing blocks, etc. As, a block on which a butcher chops his meat. To prevent passage from, through, or into, by obstructing the way. Used both of persons and things. In Australia, one of the large lots into which public land, when opened to settlers, is divided by the government surveyors. As, to block up a road or harbor. A solid mass of wood, stone, etc., usually with one or more plane, or approximately plane, faces. Often followed by up. A block by which to mount a horse. To obstruct so as to prevent passage or progress. A piece of wood more or less bulky.