Blue in the face türkçesi Blue in the face nedir

  • Çok kızdırılmış.
  • Çok kızgın.
  • Çileden çıkarılmış.

Blue in the face ingilizcede ne demek, Blue in the face nerede nasıl kullanılır?

Blue : Çürümüş. Blue. En iyi doğrusal yansız tahminci. Çivitlemek. Umutsuz. Çivit. Maviye boyamak. Morali bozuk. Keyifsiz.

In : İç. İçine. Çok moda olan. Olarak. Gelmiş olan. Da. İçeri doğru yönelen. İktidardaki. İçinde. İçeriye.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Face : Kaplama yapmak. Yüz. Yüzleşmek. Sıvamak. Karşı koymak. Yüzünü dönmek. İtibar. Yüz ifadesi. Tavır. Karşı olmak.

In the face of : Dikkate alarak. Karşısında. Karşında. Rağmen. Huzurunda. Yüzüne karşı.

Become red in the face : Yüzü kızarmış hale gelmek. Yüzü kızarmak.

Bang in the face : Tam yüzüne. Suratının ortasına.

Fly in the face of : Saygısızca davranmak. Zıt düşmek. Hiçe saymak. Takmamak. Meydan okumak. Sözleşmeye vb uymamak. Karşı gelmek. Şiddetle karşı çıkmak. Sözünü dinlememek. Baş kaldırmak.

Black in the face : Yüzü mosmor olmuş. Sinirinden morarmış.

İngilizce Blue in the face Türkçe anlamı, Blue in the face eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Blue in the face ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blistering : Şiddetli (eleştiri vb). Sinirli. Yoğun. Öfkeli. Aşırı hararetli veya şiddetli. Haşin. Sert. (sporda) çok hızlı veya güçlü veya etkileyici. Bunaltıcı derecede sıcak.

Bedevilled : Delirtmek. Kötü davranılmış. Eziyet edilmiş. Kafasını karıştırmak. Bozmak. Çileden çıkartmak. Altüst etmek. Şaşırtmak. Mağdur edilmiş.

Bedeviled : Kötü davranılmış. Mağdur edilmiş. Büyülenmiş. İşkence edilmiş. Sıkboğaz edilmiş. Eziyet edilmiş (endişe, sorun, problem vs tarafından). Eziyet edilmiş. Rahatsız edilmiş. Sahip olunmuş (örneğin bir iblis tarafından).

Hopping mad : Küplere binmiş. Zıvanadan çıkmış. Çok sinirli. Sinirden çılgına dönmüş. Kudurmuş. Sinirinden kuduran.