Bodies türkçesi Bodies nedir

Bodies ile ilgili cümleler

English: Newton's law of gravity is a mathematical description of the way bodies are observed to attract one another, based on many scientific experiments and observations.
Turkish: Newton'un yer çekimi kanunu organların birbirini çekme tarzıyla ilgili birçok bilimsel deney ve gözlemlere dayalı matematiksel bir anlatımdır.

English: Most of the bodies were buried where they fell.
Turkish: Cesetlerin çoğu düştükleri yerde gömüldü.

English: There are countless heavenly bodies in space.
Turkish: Uzayda sayısız gök cisimleri var.

English: In Copernicus' time most astronomers believed the theory the Greek astronomer Ptolomy had developed more than 1,000 years earlier. Ptolomy said the Earth was the center of the universe and was motionless. He believed all other heavenly bodies moved in complicated patterns around the Earth.
Turkish: Kopernik zamanında bir çok gök bilimci,1000 yıldan daha fazla süre önce Yunanlı gök bilimci Batlamyus tarafından geliştirilen teoriye inanıyordu. Batlamyus'a göre Dünya evrenin merkeziydi ve hareketsizdi. Batlamyus, diğer bütün gök cisimlerinin Dünya etrafında karmaşık bir düzende hareket ettiğine inanıyordu.

 

English: Ali discovered two dead bodies in his basement.
Turkish: Ali bodrum katında iki ceset keşfetti.

Bodies ingilizcede ne demek, Bodies nerede nasıl kullanılır?

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Acidophilic bodies : Sitosegrezom oluşumları. Asidofilik cisimcikler.

Astral bodies : Ruh.

Celestial bodies : Gökcismi.

Chartered or statutory bodies : Kamu hukukuna göre kamu hizmetlerini görmek üzere kurulmuş tüzel kişiliğe sahip kurumlar. Kamu tüzel kişileri.

Nissl bodies : Sinir hücrelerinin sitoplazmasında, poliribozomlarla birlikte, küçük ve sık granüllü endoplazmik retikulumların meydana getirdiği, bazik boyalarla iyi boyanan yapılar. Nissl cisimcikleri.

Paschen bodies : Paschencisimcikleri. Çiçek aşısına bağlı olarak doku hücrelerinde oluşan inklizyon cisimcikleri.

Dense bodies : Trans-golgi ağından biçimlenen örtülü veziküllerin yoğunlaşmış koyu tondaki primer lizozomlarına verilen ad. sopa biçimindeki roptrilerin şişkin sonlarıyla mikronemler arasındaki çekirdeğin önünde bulunan ve protozoonların sporozoit, merezoit (bradzoit, takizoit ve zoitler) gibi hareketli evrelerinde oluşan hareketli yapılar. Yoğun cisimcikler.

 

Intimal bodies : Atlarda birçok organda ve özellikle de bağırsak submukozasındaki küçük arteryollerde, çok sayıda, damar lümenine doğru taşkın, endotel hücreleriyle döşeli mineralleşmiş kitleler. İntima cisimcikleri.

Lafora bodies : Laforacisimcikleri. Köpeklerde ve insanlarda sinir hücrelerinde değişik boyutlarda tanecikli, bazofilik, kimyasal yapısı poliglukozonlardan ibaret, rastlantısal olarak veya lafora hastalığına bağlı olarak oluşan, pas, best carnin ve lugol iodine ile pozitif reaksiyon veren sitoplazmik inklüzyonlar.

İngilizce Bodies Türkçe anlamı, Bodies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bodies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frame : Sınırla çevrelemek. Çerçevelemek. Ayarlamak. Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve. Saydam resim çerçevesi. Tesis etmek. İskelet. İfade etmek. Kurmak.

Cadavers : Kadavra. Ölü.

Construction : Çizim. Geçme. Anlam verme. Yapı. Bina. Tümce yapısı. Yorum. Hukuk, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapma.

Bodywork : Kaportacılık. Üst yapı. Kaporta. Beden ve ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek amacıyla yapılan fizik tedavi veya egzersiz gibi yöntemler. Kasa.

Bisque : Koyu çorba. Sırsız beyaz porselen. Bisküvi. Sırsız porselen.

Fleshes : Et yedirmek. Ayrıntılarıyla anlatmak. Ten. Et. Derisinden eti sıyırmak. Şişmanlatmak. Çiğ etle beslemek. Bedensel istekler. Akraba.

Population : İstatistikte, belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk. Bir ülkede veya bölgede yaşayanların toplam sayısı. Belli bir ülkede yaşayan, aralarında belirli toplumsal-ekonomik ilişkiler bulunan insanların tümü. Ahali. Var olan şeylerin insan zekasıyle kavranabilen bütünü ve özellikle gök varlıklarının tümü. sayılama bakımından gözlenebilir durumda olan ve birtakım ortak özellikler taşıyan birey ya da nesnelerden oluşan kümeye verilen ad. Sekene. Popülasyon. Belli bir bölgede yaşayan aynı türün bireylerinden oluşan yaşama birliği ve topluluğu, populasyon. Çoğa. Şenlik.

Existences : Yaşam. Ömür. Varoluşçuluk. Yaşayış biçimi. Olma. Varlık. Mevcudiyet. Varoluş. Hayat.

Organ : Yayın kılganı. Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Kılgan. Kitle iletişim araçları. Erganun. Uzuv. Yayın organı. Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer; böbrek, kalp gibi yapılar. Vasıta.

Bodies synonyms : carriage body, gobs, being set up, bisques, installation, entity, lines, carcasses, existence, airframe, categories, cubages, bevy, founding, mattered, being, dimension, taille, dead body, bunches, body, collectiveness, bloc, substances, wt, volumes, establishment, large portion, objects, corpse, batch, corporality, corses.

Bodies zıt anlamlı kelimeler, Bodies kelime anlamı

Bodied : Cüsseli. Yapılı. Bedenli. Vücutlu.

Incorporeal : Cisimsiz. Tinsel. Maddi olmayan. Manevi.

Unbodied : Bedensiz. Şekilsiz veya biçimsiz. Bedenden kopuk. Bedenden bağlantısız.