Body türkçesi Body nedir

  • Yığın.
  • Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü.
  • Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır.
  • Beden.
  • Vücut.
  • Miktar.
  • Hacim.
  • Kurul.
  • Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.
  • Kütle.
  • Karoser.
  • Yoğunluk.
  • Gövde.
  • Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü.
  • Madde.
  • Birlik.
  • Zümre.
  • Cüsse.
  • Kasa.
  • Nesne.
  • Büyük kısım.
  • Esas.
  • Kitle.
  • Ceset.
  • Cisim.
  • Heyet.
  • Grup.
  • Kuruluş.

Body ile ilgili cümleler

English: A year had passed by and his body turned to dust.
Turkish: Bir yıl geçti ve bedeni toza dönüştü.

English: "Was there a dead body in the room?" "No, there was no body there."
Turkish: "Odada bir ceset var mıydı?" "Hayır, orada hiç ceset yoktu"

English: A man's body dies, but his soul is immortal.
Turkish: Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.

English: A dachshund is a dog from Germany with a very long body and short legs.
Turkish: Bir dachshund uzun gövdesi ve kısa bacakları olan bir Alman köpeğidir.

English: A room without books is like a body without a soul.
Turkish: Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.

Body ingilizcede ne demek, Body nerede nasıl kullanılır?

Body activities : Vücut faaliyetleri.

Body and soul : Vücut ve ruh. Canla başla. Tüm varlığıyla. Tüm benliğiyle. Bir kimsenin fiziksel ve ruhsal yönleri. Bütün kalbiyle. Bütün benliğiyle. Bütün varlığıyla.

 

Body axes : Gövde ekseni.

Body axis : Vücut ekseni.

Body bag : Ceset taşımaya özgü fermuarlı torba. Ceset torbası.

Body centred cubic metal : Hacim merkezli küplü metal. Gövde merkezli küplü metal. Gövde merkezli küp metal.

Body centred cube : Gövde merkezli küp.

Body centered structure : Köşelerinde olduğu gibi gövde özeğinde de örgüsü bulunan buzsul. Gövde özekli yapı.

Body building : Ağırlık kaldırılarak ve alıştırma yapılarak kasların güçlendirilmesi ve şekillendirilmesi. Badi. Vücut geliştirme.

Body burden : Vücut yükü. İnsan ya da hayvan vücudunda bulunan radyonüklidlerin toplam etkinlik düzeyi.

İngilizce Body Türkçe anlamı, Body eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Body ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Congestions : Kalabalık. Tıkanıklık. Tıkanma. Birikme. Kan hücumu. Kan toplanması. İzdiham. Sıkışma. Sıkışıklık.

Dead body : Kadavra. Cansız beden.

Deal : Oyun kağıdı dağıtmak. Uyuşturucu işi yapmak. Ele almak. Patlatmak. Davranmak. İş. İlgilenmek. Paylaştırmak. İş yapmak. Alışveriş etmek.

Existence : Ömür. Varoluşçuluk. Varlık. Durmuş. Yaşam. Yaşayış biçimi. Olma. Yaşam biçimi. Var oluş. Varoluş.

 

Agglomerations : Toplama. Yığışma. Bağlantı noktası. Yığılma. Küme. Bir araya toplama. Toplanma. Yığışım. Yığma.

Mass : Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik. Kalabalık oluşturmak. Bir araya gelmek. Kalabalık. Kudas. Çok kişiyi ilgilendiren. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla kendiliğinden oluşan; örgütlenme ölçüsü ile "biz kümesi" düşünce, duygu ve davranışı en düşük olan kişilerden kurulu toplumsal küme. (çoğu kez "kalabalık" "toplantı", dahası "sürü davranışlı küme" den ayrılık gösterir). kimi kez sayılama işlemi çerçevesi içinde, sayılaması yapılan olay yığınına (okur yazarlar, evliler, suçlular, örgütlü işçiler vb.) verilen ad. Toptan. Toplamak.

Clump : Tok ses. Sert adım sesi. Ağır ağır atılan adımların sesi. Ağır adımlarla yürümek. Ayak patırtısı. Ayak sesi. İndirmek. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Küme.

Persons : Zevat. Kişiler. Karakter (tiyatro terimi). Kişi. Şahıs. Kimse. Tip. Zat.

Physical structure : Fiziksel yapı. Fiziki yapı.

Accumulations : Birikim. Toplanma.

Body synonyms : body substance, musculoskeletal system, systema alimentarium, sacred college, live body, gastrointestinal system, life form, material body, systema nervosum, physical body, college of cardinals, pressure point, systema lymphaticum, bodily cavity, ulema, natural object, sensory system, venire, human body, category, doorbells, volumes, physique, abundances, tabernacle, density, commodity, cubage, deputation, objected, bodices, tabernacles, bodies.

Body zıt anlamlı kelimeler, Body kelime anlamı

Artifact : İnsan eliyle yapılan şey. Yapı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapaylık. Elişi. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan yapımı. İnsan eliyle yapılmış şey.

Body ingilizce tanımı, definition of Body

Body kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The material organized substance of an animal, whether living or dead, as distinguished from the spirit, or vital principle. The physical person. The central, longitudinal framework of a flying machine, to which are attached the planes or aërocurves, passenger accommodations, controlling and propelling apparatus, fuel tanks, etc. To furnish with, or as with, a body. To embody. To produce in definite shape.