Boob tube türkçesi Boob tube nedir
- Askısız dar bluz.
- Televizyon.
- Aptal kutusu.
- Sınalgı.
- Tv.
Boob tube ile ilgili cümleler
English: Ali is watching the boob tube.
Turkish: Ali TV izliyor.
Boob tube ingilizcede ne demek, Boob tube nerede nasıl kullanılır?
Boob : Budala. Göğüs. Ahmak. Aptalca hata yapmak. Aptallık yapmak. Gaf yapmak. Aptalca hata. Gaf. Çuvallamak. Çok büyük hata yapmak.
Tube : Boru. İçlastik. Metro. Alıcı ışıtacı. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Radyo ışıtacı. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Boobies : Sümsük kuşu. Kırmızı ayaklı sümsük kuşu. Göğüsler. Göğüs. En kötü oyuncu. Leyleksiler (ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür. Aptal. Meme. Memeler.
Booboo : Hata. (argo) hata. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır). Yanlış.
Booboos : Hata. Yanlış. (argo) hata. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır).
Boobs : Memeler. Göğüsler. Ampul.
İngilizce Boob tube Türkçe anlamı, Boob tube eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Boob tube ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Small screen : Küçük görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemanın büyük görüntülüğü karşısında televizyonun küçük görüntülüğünü anlatan ve mecazi anlamda televizyonu belirten terim.
Telly : Televizyon alıcısı.
Tele : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uzak. Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. Tele.
Boxes : Sandık. Kompartıman. Şamar. Kutu veya sandık dolusu. Yumruk. Koruyucu kaplar. Kutular. Kutu. Malın dış etkilerden dokunca görmesini önleyen kaplar. Loca.
Picture transmission : Görüntü iletimi. Resim nakli. Televizyon yayını. Görüntü nakli. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu.
Tv : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Travesti.
The tube : Tv tüp. Tulum. Tünel. Tüp içine koymak. (argo) tüp. Metro. Tüp. Boru içine yerleştirmek.
Televisions : Televizyon seti.
Tellies : Televizyon alıcısı.
Television receiver : Sınalgı alıcısı. Televizyon alıcısı.
Boob tube synonyms : tubes, tv set, broadcast television, television set, television.

Bu kısımda Boob tube kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Boob tube ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Boob tube anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Boob tube ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.