Boran nedir, Boran ne demek

Boran; bir coğrafya terimidir.

  • Rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı

"Boran" ile ilgili cümleler

  • "Yazın sık sık boran olur."

Yerel Türkçe anlamı:

Yaban güvercini.

Felâket, belâ.

İç sıkıntısı.

Sis, duman.

Şiddetli yağmur, sağanak.

Sebze fideleri, üzüm çubuğu ekmek için hazırlanan yer, çukur

Haşlanmış semizotu üzerine sarımsaklı yoğurt ve yağ dökülerek yapılmış olan yemek.

Şiddetli kar, fırtına, kasırga.

Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri

Coğrafya'daki terim anlamı:

Gök gürültüsü, çakım ve yıldırım gibi elektrik olayları ve sağanak yağmuru ile karışık fırtına.

Diğer sözlük anlamları:

Bora, fırtınalı, tipili yağmur.

Boran isminin anlamı, Boran ne demek:

Erkek ismi olarak; Bora. Sis, duman. İç sıkıntısı. Yaban güvercini.

İngilizce'de Boran ne demek? Boran ingilizcesi nedir?:

thunderstorm

Osmanlıca Boran ne demek? Boran Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

sayyib

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Malatya ili, Battalgazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Boran tanımı, anlamı:

Bora : Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr.

Borani : Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği.

 

Şimşek : Parıltı. Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Sağanak : Ani, şiddetli veya art arda oluşan hareketler. Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren şiddetli yağmur.

Yağışlı : Yağışı olan. Yağışı çokça olan.

Hava : Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Çevreyi kuşatan boşluk. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Gökyüzü. Keyif, âlem. Çekicilik. Tarz, üslup. Esinti. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik parçalarında tür.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

 

Boran sığırı : Etiyopya’dan köken alan, Somali’nin boran kabilesinin yerli ırklarının etçi ırklarla ve daha sonra Doğu Afrika’ya yayılarak Şarole ve Bos indicus sığırlarla birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, Güney Etiyopya, Kuzey Kenya ve Güneybatı Somali’de yetiştirilen, genellikle beyaz veya gri renkli, kırmızı veya alaca da olabilen, boğalarında çoğunlukla siyah benekler görülen, sıcaklık, kene enfeksiyonları ve göz hastalıklarına karşı dirençli, susuzluğa dayanabilen ve düşük kaliteli yemlerle yaşamını sürdürebilen, döl verimi yüksek ve erken cinsel olgunluğa ulaşan, öncelikli olarak et verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı.

Boran yağmuru : (coğrafya)

Borana : Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri Şiddetli kar, fırtına, kasırga bk. borani- Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. bk. borhana. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık

Boranalp : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Cesur, çevik yiğit.

Boranbay : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Çok zengin, varlıklı.

Boranbulut, kümülonimbüs : (coğrafya)

Boranı : Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek Komposto Ebegümeci yemeği. bk. borani- bk. borana (I)- bk. borana (I)- bk. borana (I)- Yoğurtlu mantı, tatar böreği. Sarımsaklı yoğurt. Yoğurtlu bir çeşit köy yemeği. Bakla taneleri veya pancar saplarıyla yapılmış ve içine bulgur köftesi konulmuş yemek. Pancardan, çömlekte pişirilen ve üstüne sarımsaklı yoğurt dökülen yemek. 1 Ayva dolması. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek Bulgur ve kıyma ile yapılan bir tür sulu köfte Ayva, et ve pekmezle yapılan bir yemek çeşidi (Çayağzı) Taze ot, pancar, bulgur vb. yapılan yemek. (Beyköy *Şarkikaraağaç, Özgüney *Yalvaç, Çaltı *Gelendost -Isparta; -Urfa; Karacaviran *Seydişehir -Konya)

Boranı elması : Yeşil renkli yaz elması.

Boranlamak : Kar yağmak. Hava bulanmak.

Boranlı : Kapalı (hava).

Diğer dillerde Boran anlamı nedir?

İngilizce'de Boran ne demek? : [Boran] n. squall, tempest, flurry, gale, gust