Borax türkçesi Borax nedir

  • Boraks.
  • Na2b4o7.10 h2o; doğal sodyum borat. (cam, emaye, çömlekçilik ürünleri, temizleyiciler, roket yakıtları ve böcek öldürücülerin yapımında kullanılır.).
  • Kimya alanında kullanılır.

Borax ingilizcede ne demek, Borax nerede nasıl kullanılır?

Bora : Bora. Soğuk bir kuzeydoğu rüzgarı. Dalmaçya kıyılarında kuzeyden esen soğuk ve kuru yerel rüzgar. genellikle sağanak yağışlarıyla son bulan, sert ve geçici rüzgar. bk. boran.

Boracic : Borik. Borakslı. Meteliksiz. Borasik.

Boracic acid : Asitborik. Borik asit. Borasik asit. Asit borik.

Boracite : Mineral. (mg6 (cı2/b14o26); metalimsi olmayan parıltı, renksiz, gri, sarımsı, yeşilimsi; çizgi ak; sertlik 7, yoğunluk 2.9-3.). Bandırma taşı. Borasit.

Borage : Hodan. Hodan (bit.). Hodon.

Borate : Borat (borik asit tuzu) ile muamele etmek. Borat. Boratlamak. Asit borik tuzu. Borat minerali.

Borates : Boratlamak. Borat minerali. Borat (borik asit tuzu) ile muamele etmek. Borat. Asit borik tuzu.

Borages : Hodan. Hodon.

Borane : Boran.

Borated : Boratlamak. Borat (borik asit tuzu) ile muamele etmek. Boratlanmış.

İngilizce Borax Türkçe anlamı, Borax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Borax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alicyclic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik.

 

Alcohols : İspirto. Alkoller. Alkol. İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).

Boron : Doğada borik asit ya da boraks olarak bulunan, atom numarası 5, atom ağırlığı 10,82 olan ve nükleer endüstride kullanılan doğal element (b). Bor.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Alcoholometry : Alkol ölçüm. Alkolölçüm. Alkolometri. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi.

Acid salt : Aynı zamanda asit olan tuz. Sodyum klorit. Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuz.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

 

Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.

Additive : Katık. İlave. Eklenecek. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Toplanır. Çoğalan. Katılacak. Toplamsal. Katılan kimyasal madde.

Alabaster : Sumermeri. Albatr. Sumermeri kaymaktaşından. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Alçı taşı. Su mermeri. Akmermer. Kaymaktaşı. Kaymaktaşından yapılan.

Borax synonyms : atomic number 5, acid radical, b, acidimetry, tincal, active metals, mineral, aldehydes, activated coal, aliphatic compounds, acier inoxydable.

Borax ingilizce tanımı, definition of Borax

Borax kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A white or gray crystalline salt, with a slight alkaline taste, used as a flux, in soldering metals, making enamels, fixing colors on porcelain, and as a soap. It occurs native in certain mineral springs, and is made from the boric acid of hot springs in Tuscany. It was originally obtained from a lake in Thibet, and was sent to Europe under the name of tincal. Borax is a pyroborate or tetraborate of sodium, Na2B4O10H2O.