Boss türkçesi Boss nedir

  • İşveren.
  • Ustabaşı.
  • Kabartma yapmak.
  • Yönetmek.
  • Otoriter olmak.
  • Kabara.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Damlataşı.
  • Kabartma.
  • Patronluk yapmak.
  • -e emirler yağdırmak.
  • Şişlik.
  • Patronluk etmek.
  • İdare etmek.
  • Gözetmen.
  • Yönetici.
  • Patron.

Boss ile ilgili cümleler

English: A boss can never become a true friend.
Turkish: Bir patron asla gerçek bir arkadaş olamaz.

English: After the hatchet job my boss did on my proposal, I'm not sure how long I want to keep on working here.
Turkish: Teklifimle ilgili patronumun yaptığı ağır eleştiriden sonra, burada çalışmayı ne kadar süre sürdürmek istediğimden emin değilim.

English: Ali asked his boss for a pay raise.
Turkish: Ali patronundan ücret artışı istedi.

English: Ali acted as the boss whenever the boss wasn't around.
Turkish: Ali patronu civarda olmadığı zaman bir patron gibi davrandı

 
 

English: "It's a good time for you to take a vacation," the boss said to Jim.
Turkish: Patron Jim'e bu bir tatil yapman için iyi bir zaman dedi.

Boss ingilizcede ne demek, Boss nerede nasıl kullanılır?

Boss about : Patron gibi davranmak. Amirlik taslamak. Emirler yağdırmak.

Boss around : (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak. Kabadayılık etmek. Patronluk taslamak.

Boss canvasman : Çadırların hazırlanmasından sorumlu olan baş yükümlü. Baş çadırcı.

Boss eyed : Şaşı.

A demanding boss : Çok iş bekleyen patron.

Gang boss : Ekip başı. Postabaşı.

Fire boss : Havalandırma gözetmeni. Havalandırma nezaretçisi.

Shift boss : Vardiya şefi. Döney başı.

Bossa nova : Sambaya benzeyen ritmik bir müzik türü. Sambaya benzer ritmik bir müzik türü.

Party boss : Ortak işveren.

İngilizce Boss Türkçe anlamı, Boss eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assistant foreman : Başkan yardımcısı. Kalfa.

Additional support : Ek destek.

Call the shots : Dinlenilir olmak. Borusu ötmek. Kontrolü elde tutmak. İpler elinde olmak. Kararları vermek. Sözü geçmek. Sözü geçer olmak. Kararlaştırmak.

Super : Denetmen. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Kapıcı. Polis şefi. Müthiş. Birinci sınıf mal. Süper. Figüran. Üstün. Bindir.

Supervisor : Şef. Müfettiş. Danışman. Müdür. Denetmen. Denetleyici. Denetçi. Murakıp.

Foremen : Usta. Reis. Kolbaşı. İşçibaşı. Formen. Jüri sözcüsü. Başkan. Amele başı. Kalfa.

Raisings : Şardonlama. Yükseltme. Kendini bilen. Kaldırma. Zam. İlave. Tüylendirme. Yükselen. Yetiştirme.

Chilblain : Soğuktan el ve ayaklarda oluşan kızarıklık. Soğuk şişliği. El veya ayak parmağındaki şişkinlik (soğuktan dolayı). Mayasıl. Soğuktan meydana gelen şiş. Kızarıklık.

Be sufficient : Yetmek. Yeterli olmak. Yeterli gelmek. Kafi gelmek.

Etch : Yakmak. Asitle hakketmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Ekşitle metal üzerinde iz bırakmak. Yer etmek. Asitle üzerine resim oymak. Asitle maden üzerine resim oymak. Yeretmek. Hakketmek.

Boss synonyms : guvnor, archons, governors, embosses, activated carbon, adit, blains, administrants, hirer, puffiness, dress pattern, headman, baas, hirers, administrator, emboss, relieves, big boss, administratrices, acid proof, bestriding, lump, head of a firm, administer, etches, abandoned mine, risings, captain, captains, acidization, head workman, archon, advance heading.

Boss zıt anlamlı kelimeler, Boss kelime anlamı

Employee : Çalışan. Müstahdem. Eleman. Memur. Görevli. Personel. Adam. İşçi. Hizmetli.

Follower : Taraftar. Havari. Başlık. Mürit. Hizmetli. Baskıcı. Hayran. Yandaş. Kuyruk. Takipçi.

Boss ingilizce tanımı, definition of Boss

Boss kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A political dictator. To stud. A round, swelling part or body. To ornament with bosses. A director or manager. A master workman or superintendent. Any protuberant part. As, a boss of wood. A knoblike process.