Brain türkçesi Brain nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan ganglion. serebrum.
  • Zeki.
  • Kafasına patlatmak.
  • Zeka.
  • Dimağ.
  • Beyin.
  • Kafalı kimse.
  • Zeki kimse.
  • Beynini patlatmak.
  • Kafasına ağır bir darbe indirmek.
  • Akıl.
  • Kafa yarmak.
  • Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum.
  • Beynini dağıtarak öldürmek.

Brain ile ilgili cümleler

English: All the same, we still need a scientific account of how exactly pains are caused by brain processes.
Turkish: Buna rağmen, bizim hâlâ ağrıların beyin işlemleri tarafından tam olarak nasıl neden olduğu hakkında bilimsel bir açıklamaya ihtiyacımız var.

English: Ali is brain damaged.
Turkish: Ali beyin hasarlı.

English: As people get older, their brain cells become less efficient.
Turkish: İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.

English: Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
Turkish: Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.

English: He underwent brain surgery.
Turkish: O bir beyin ameliyatına maruz kaldı.

 

Brain ingilizcede ne demek, Brain nerede nasıl kullanılır?

Brain abscess : Beyin apsesi. Beyin absesi.

Brain cell : Beynin üzerine oturduğu küçük delik. Beyin hücresi.

Brain child : Parlak fikir. Buluş.

Brain damage : Beynin zarar görmesi. Beyin hasarı. Beyindeki onarılamaz hasar. Beynin tedavi edilemeyecek şekilde zarar görmesi.

Brain damaged : Beyin hasarlı. Beyninde sürekli bir hasar bulunan. Beyni hasarlı. Beyninden yara almış.

Brain fag : Zihin yorgunluğu.

Brain hemorrhage : Beyin kanaması. Beyin damarlarının travmatik sebeplerle veya damar lezyonları yırtılması sonucu oluşan beyinde biçimlenen kanama, serebral hemoraji, serebral apopleksi. büyüklüğü ve biçimlendiği bölgeye göre bilinç kaybı, felç ve eş güdüm bozukluğuna sebep olur.

Brain pan : Kafatası.

Brain doctor : Beyin doktoru.

Brain fever : Beyin yangısına yol açan enfeksiyon. Beyin humması.

İngilizce Brain Türkçe anlamı, Brain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Midbrain : Omurgalılarda beynin orta lopları. mezensefalon. Beyin ortası. Beynin ortasındaki. Ortabeyin. Beynin ortası. Beynin orta kısmı. Orta beyin.

 

Advices : Tavsiyeler. Fikir. Nasihat. Uyarı. Tavsiye. Öğüt. Danışma.

Grey matter : Boz madde. Beynin merkezi deki gri madde. (beynin merkezini oluşturan) gri madde. Gri madde. Bozmadde. Sinir hücrelerinin gövedeleri, gliya hücreleri ve sinir tellerinden meydana gelen, beyin ve beyincikte dış tarafa, omurilikte iç tarafa yerleşmiş bölge. Kafa veya beyin.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Adorableness : Kıymet. Tapılası olma. Şirinlik. Çekicilik. Sevilmeye layık olma. Sevimlilik.

Acuity : Bir resmin seçikliğinin fiziksel ölçüsü. (seçiklik öznel bir ölçü olduğu ve ister istemez en azından iki resmin gözle karşılaştırılmasına dayandığı halde, keskinlik fiziksel ölçüye dayanır). Keskin duyululuk. Duyuların keskinliği veya berraklığı. Duyarlılık. Keskinlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akuiti. Sivrilik.

Fettle : Ruh ve beden durumu. Durum. Düzeltmek. Hal. Form. Fırın astarı onarımı. Döküm temizliği. Düzleştirmek. Hal durum.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Acacia : Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Mesencephalon : Pons’un önünde, ön beynin arkasında yer alan pedunculus cerebri ve tectum mesencephali’den ibaret küçük beyin parçası, mezensefalon. Orta beyin. Mezenkefalon. Mezensefalon.

Brain synonyms : circle of willis, arteria communicans, systema nervosum centrale, neoencephalon, cns, communicating artery, acumens, intelligence, abacus bodies, apt, chump, cuteness, cerebrums, mentality, aardvarks, brain cell, consciousness, aardvark, astute, ability, bean, cerebra, hindbrain, brainpower, brains, braining, acumen, advice, discernment, argute, cerebral, brain stem, a site.

Brain zıt anlamlı kelimeler, Brain kelime anlamı

Stupidity : Salozluk. Aptallık. Aptalca hareket. Sersemlik. Akılsızlık. Avallık. Keleşlik. Hıyarlık. Eşeklik. Ahmaklık.

Brain ingilizce tanımı, definition of Brain

Brain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The whitish mass of soft matter (the center of the nervous system, and the seat of consciousness and volition) which is inclosed in the cartilaginous or bony cranium of vertebrate animals. It is simply the anterior termination of the spinal cord, and is developed from three embryonic vesicles, whose cavities are connected with the central canal of the cord. The cavities of the vesicles become the central cavities, or ventricles, and the walls thicken unequally and become the three segments, the fore-, mid-, and hind-brain. To put an end to. To defeat. To kill by beating out the brains. Hence, Fig.: To destroy. To dash out the brains of.