Breast türkçesi Breast nedir

  • Başla, karın arasında kalan vücut bölgesi. toraks.
  • İç.
  • Göğüs germek.
  • Göğüslemek.
  • Koyun.
  • Gönül.
  • Göğüs.
  • Bağır.
  • Yürek.
  • Meme.
  • Sine.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Breast ile ilgili cümleler

English: Smoking can cause breast cancer.
Turkish: Sigara içmek meme kanserine neden olabilir.

English: I'd like to have a test for breast cancer.
Turkish: Göğüs kanseri için bir test yaptırmak istiyorum.

English: Jale was diagnosed with breast cancer in October.
Turkish: Jale'ye ekim ayında meme kanseri teşhisi kondu.

English: Jale died of breast cancer.
Turkish: Jale meme kanserinden öldü.

English: In some cases, mastectomy is prophylactic surgery - a preventive measure taken by those considered to be at high risk of breast cancer.
Turkish: Bazı durumlarda, meme ameliyatı koruyucu bir ameliyattır- meme kanseri riski yüksek olduğu düşünülenler tarafından alınan bir önlem.

 
 

Breast ingilizcede ne demek, Breast nerede nasıl kullanılır?

Breast bone : Göğüs kemiği. Eklem bacaklı segmentinin, özellikle böceklerin toraks segmentinin dış iskeletinin ventral safihası. balıklar ve kurbağalar dışta kalmak üzere, omurgalı hayvanlarda göğsün tam arkasında ve eğe (kaburga) kemikleri ve omuz kemeri ile bağlı bir ya da birkaç kemik, ya da kıkırdaklı parçadan oluşmuş safiha. göğüs kemiği. Sternum.

Breast cancer : Göğüs kanseri. Kadın göğsünde ortaya çıkan kötücül tümör. Meme kanseri.

Breast chest : Gövdenin boyun ile karın arasındaki ön kısmı. Göğüs.

Breast drill : Göğüs delgisi. Göğüs matkabı.

Breast fed : Süt emzirmek. Meme vermek. Memeyle beslemek. Emzirmek. Bir bebeği meme vererek beslemek. (bebek) emzirmek.

Breast feed : Süt emzirmek. Ana sütüyle beslemek. Meme vermek. Memeyle beslemek. Emzirmek. Bir bebeği meme vererek beslemek.

Breast the tape : İpi göğüslemek. Yarışı birinci bitirmek.

Breast feeding : Emzirme. Meme verme. Anne sütü ile beslenme.

Breast milk : Bir kadının çocuğunu beslemek için göğüsleriyle ürettiği süt. Anne sütü.

Breast pocket : Göğüs cebi.

İngilizce Breast Türkçe anlamı, Breast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Audacity : Kabalık. Cüret. Korkusuzluk. Cesaret. Cesurluk. Saygısızlık. Küstahlık. Ataklık. Yüreklilik.

Braving : Cesaret gösteren. Cesaret gösterme. Meydan okumak. Cesaretle karşı koymak.

Adult female body : Erişkin kadın vücudu.

Resisted : Dayanıklı olmak. Karşı çıkmak. Muhalefet etmek. Engellemek. Direnmek. Karşı durmak. Dayanmak. Direşmek. Kafa tutmak.

Mammary : Omurgalı hayvanlardan memelilerin (mammalia) dişisinde bulunan ve canlı doğan yavrunun beslenmesini sağlamak üzere süt bezlerini kapsayan yapılar. Meme gibi. Mamari. Mememsi. Memeli.

Feelings : His dünyası. Hissiyat. İç alemi. Duygular.

Civiler : Bireysel. Uygar. Mülkiye. Devlete ait. Hükümete ait. Ferdi. Sivil. Laik. Nezaketli. Yurttaşlık ile ilgili.

Bowels : Bağırsaklar. İç kısım. Bağırsak. İç kısımlar. Kalın bağırsak. Ahşa. Derinlikler.

Inland : Ülkenin iç bölgelerine doğru. Ülke içi. Ülkenin iç kısmı. İçerilerde. Denizden uzakta. (ülke) iç kısım. Denizden uzak yerler. İçeride. Ülkenin iç kısmında olan.

Breast synonyms : woman's body, lactiferous duct, external body part, ring of color, breasting, a site, endo, mammo, boob, cores, souls, brisket, spunk, ewe, pectus, chest, civilest, bosoming, face the music, lobe, sheeps, mamilla, hearth, sheep, jumbuck, chests, braved, in, tit, ejectors, bosom, a cell, abacus bodies.

Breast zıt anlamlı kelimeler, Breast kelime anlamı

Diverge : Açılmak. Ayrılmak. Birbirinden uzaklaşmak. Sapmak. Dallanmak. Uyuşmamak. Farklı olmak. Ayırmak. Birbirinden ayrılmak. Uzaklaşmak.

Bottle fed : Biberonla beslemek. Mamayla beslemek.

Breast ingilizce tanımı, definition of Breast

Breast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the breast of a man or of a horse. To struggle with or oppose manfully. The chest. The fore part of the body, between the neck and the belly. To meet, with the breast. As, to breast the storm or waves.