• Son talimatı vermek.
  • Kısa.
  • Özetlemek.
  • Gerekli bilgiyi vermek.
  • Talimat.
  • Özet.
  • Bilgilendirmek.
  • Avukat.
  • Don.
  • Talimat bilgi.
  • Brifing yapmak.
  • Talimat veya bilgi vermek.
  • Ç.külot.
  • Avukat tutma.
  • Dava özeti.
  • Evrak.
  • Avukat tutmak.
  • Belge.
  • Kısa ve öz.
 

Brief ile ilgili cümleler

English: After a brief interlude, Caesar decided to join the army once again and left Rome. While he was sailing across the sea, a group of pirates kidnapped him.
Turkish: Kısa bir süre sonra, Sezar bir kez daha orduya katılmaya karar verdi ve Roma'dan ayrıldı. O, yelkenli ile denizi geçerken bir grup korsan onu kaçırdı.

English: A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Turkish: Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.

English: Ali gave a brief talk.
Turkish: Ali kısa bir konuşma yaptı.

English: After a brief fight, they won.
Turkish: Kısa bir mücadele sonrası, onlar kazandı.

English: After a brief peace, war broke out again.
Turkish: Kısa bir barıştan sonra, savaş tekrar patlak verdi.

Brief ingilizcede ne demek, Brief nerede nasıl kullanılır?

Brief but to the point : Kısa ve özlü.

Brief moment : Bir an. Lahza. Kısa bir an. Kısa süre.

Brief visit : Kısa ziyaret.

For a brief moment : Kısa bir an için. Küçük bir zaman periyodu esnasında.

Hold no brief for : Müsamaha göstermemek. Desteklememek. -in savunucusu olmamak. Hiç haz etmemek. Taraftarı olmamak. Savunmaktan kaçınmak.

Briefcase setup : Evrak çantası kur.

Hold no brief : Başı hoş olmamak. Başı boş olmamak.

Briefcase : Çanta. Evrak çantası.

In brief : Uzun sözün kısası. Velhasıl kelam. Özetlersek. Kısaca özetlemek gerekirse. Hulasa. Kısacası. Özetle. Sözün özü. Özetleyecek olursak. Özet olarak.

Briefcase database : Evrak çantası veritabanı.

İngilizce Brief Türkçe anlamı, Brief eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brief ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capitulation : Kapitilasyon. Hulasa. Şartlı teslim olma. Yabancı ayrıcalığı. Avrupa, asya ya da amerika'daki bütün yabancı devletler yararına doğu ve yakın doğu devletlerince tanınan çeşitli ayrıcalıklar. Bir devletin bir anlaşmaya bağlı olarak başka devletlere tanıdığı iktisadi ve sosyal ayrıcalıklar. Kapitülasyon. Teslim. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Şartlı teslim.

Breves : Davet müzekkeresi. Bir hece veya sesli harf üzerinde onun kısa sesle okunacağını belirten sembol. Kısaltma.

Mainstreams : Yaygınlaştırarak yerleştirmek. Teamül. Genelgeçer kabul gören kural ve gelenekler. Ana görüş. Anadamar. Nehrin ana kolu. Revaçta veya popüler olan akım. Yaygın hale getirmek. Genel toplumsal tercih.

Case lawyer : Dava vekili.

Advocator : Taraftar. Aracı. Savunucu. Yandaş. Mahkemede başka birinin davasını sunan kişi.

Brusk : Öz. Sert. Kaba. Tatsız.

Brusker : Sert. Öz. Kaba. Tatsız.

Instructed : Eğitimli. Eğitim görmüş. Öğretmek. Talimat vermek. Görevlendirmek. Emir vermek. Okutmak.

Compendious : Az ama öz. Muhtasar. Özlü. Net. Öz. Özet halinde. Az ve öz.

Boil down : Kısa kesmek. Kaynayarak suyunu çekmek. Suyunu çekmek. Kısmak. Özetini çıkarmak. Kaynatarak azaltmak. Özü kalana kadar kaynamak. Kısaltmak. Kaynatıp özünü çıkarmak.

Brief synonyms : kegs, abstractive, frostiness, attorney at law, briefed, abridge, terse, inexpressibles, attorneys, instructions, cards, abbreviation, breve, tabloid, doc, enlighten, frost, inform, instruct, charta, briefs, advice, abridges, ballyhoo man, compact, short, records, directions, send word, directives, tabloids, freeze, frosts.

Brief zıt anlamlı kelimeler, Brief kelime anlamı

Long : Gözlemek. Hasretini çekmek. Hasret olmak. İstemek. Arzu etmek. Can atmak. Hasret kalmak. Özlemini çekmek. Özlemek. Susamak.

Prolix : Sıkıcı. Ayrıntılı. Bitmek bilmeyen. Yorucu. Sözü çok uzatan. Uzun. Sonu gelmeyen.

Brief ingilizce tanımı, definition of Brief

Brief kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make an abstract or abridgment of. To shorten. A short concise writing or letter. Briefly. Short in duration. As, to brief pleadings. A statement in few words.

Brief ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Brief kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Brief ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Brief anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Brief ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...