Broader türkçesi Broader nedir

Broader ile ilgili cümleler

English: We should judge matters on a broader basis.
Turkish: Meseleleri daha geniş bir temelde yargılamalıyız.

Broader ingilizcede ne demek, Broader nerede nasıl kullanılır?

Money in the broader sense : Geniş anlamda para. Dar anlamda para ile tüm para ikamelerinin toplamı. bk. m2 m2y m3 m3y.

Money supply in the broader sense : M3. M2y. Geniş anlamda para sunumlarından birinin simgesi olup m1’e toplam vadeli mevduatın eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük. türkiye’de yabancı para cinsinden vadeli mevduatlar 2007 yılından itibaren m2 para tanımına katılmıştır. Geniş anlamda para sunumlarından birinin simgesi olup m2’ye döviz tevdiat hesaplarının eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük. türkiye’de 2007 yılından itibaren vadesiz döviz tevdiat hesapları m1, vadeli döviz tevdiat hesapları m2 tanımı kapsamına alınmış ve m2y tanımı kaldırılmıştır. M2. Geniş anlamda para sunumlarından birinin simgesi olup m2’ye repo ve para piyasası fonlarının (b tipi likit fonlar) eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük.

Broaden : Genişletilmiş. Genişletmek. Genişlemek.

Broaden out : Genişlemek.

 

Broadened : Genişlemek. Genişletmek. Genişletilmiş.

Broadens : Genişlemek. Genişletmek.

Broad arrow : İngiliz mallarını gösteren ok işareti. İngiliz hükümetinin mallarını gösteren ok işareti.

Doppler broadening : Işık salan taneciklerin hızları dolayısıyla, izge çizgilerinde görülen kalınlaşma. Dopler enlenmesi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Doppler genişlemesi.

Broadest : Açık. Ana. Hoşgörülü. Aksanlı. Yaygın. Esas. Enli. Belli. Göze çarpan. Geniş.

Fibroadenomatous hyperplasia of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi. Bir veya daha fazla meme lobunun, hormonal uyarımlarla hücrelerin çoğalmasına bağlı büyümesi. dişi ve genç kedilerde kendiliğinden oluşabileceği gibi progesteron enjeksiyonundan da kaynaklanabilir, meme bezi fibroadenomatozisi, kedilerin meme hipertrofisi.

İngilizce Broader Türkçe anlamı, Broader eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Admissive : İzin vermeye eğilimli. İzin veren. Anlayışlı.

Cosmic : Kozmoza ait. Kozmik. Evrensel. Sınırsız. Harika. Engin. Acunsal.

Comprehensives : Çok amaçlı. Anlama yeteneği olan. Ayrıntılı. Tam veya her şey dahil. Kavrayışlı. Kuşatıcı. Kapsamlı. Anlayışlı. Etraflı.

Good natured : Babacan. İyi huylu. Yumuşak. Yardımsever.

Bawdy : Seksle ilgili. Seksle ilgi. Sekse ilgi. Müstehcen. Açık saçık. Fuhşiyata dair.

Diffuse : Nüfuz etmek. Yaymak. Karıştırmak. Yayılmak. Dağınık. Yayılmış. Neşretmek. Dağılma. Dağıtmak.

Apparent : Kolaylıkla görülür. Anlaşılır. Bariz. Görünür. Görünüşte. Görünüşte olan. Besbelli. Sahte. Ortada.

 

Fundamental : En gerekli. Önemli. Temel. Kural. Temelli. Temel şeklinde. Esas kanun. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.

Bad : Çürük. Rahatsız. Sahte. Kötülük. Yıkım. Fena. Batak. Şanssızlık. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Yetersiz çelgi.

Forbearing : Dayanıklı. Sakınmak. Kendini tutmak. Kaçınmak. Hoşgörülü olmak. Sabretmek. Sabırlı. Vazgeçmek. Tahammüllü.

Broader synonyms : male sibling, familiar, broad, blankest, base, abrupt, bawdies, widely, express, epidemical, diffusive, half brother, abstract, blackguard, coarse, explicits, governing, demonstratives, aperture, aboveground, basement, endemic, explicit, body, wider, basilar, apodictic, collective, disseminated, coarser, commodious, bleakish, gentlest.

Broader zıt anlamlı kelimeler, Broader kelime anlamı

Sister : Kızkardeş. Abla. Bacı. Rahibelerin ilk adından önce kullanılan unvan. Kız kardeş. Yenge. Hemşire. Hastalara bakan hemşirenin ilk adından veya ilk adıyla soyadından önce kullanılan unvan. Rahibe. Kardeş.

Broader antonyms : female sibling, noncomprehensive.