Buğday nedir, Buğday ne demek

Buğday; bir bitki bilimi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

Buğdaygiller (Gramineae, Poaceae) familyasından, çiçeklenmesi başak şeklinde, tohumları kullanılan, ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan, bir yıllık otsu bitki.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Buğdaygiller familyasından, başak biçiminde çiçeklenen, tohumları genel olarak insan gıdası olarak kullanılan, yapısında bulunan nişasta tabiatında olmayan polisakkaritler nedeniyle kanatlı rasyonlarında sınırlı kullanılan bir yıllık otsu bitki.

Buğday isminin anlamı, Buğday ne demek:

Kız ismi olarak; Tohumu ekmek yapımında kullanılan bitki ve aynı bitkinin başaktan ayrılmış tanesi.

İngilizce'de Buğday ne demek? Buğday ingilizcesi nedir?:

common wheat

Osmanlıca Buğday ne demek? Buğday Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

hınta

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Mardin kenti, Akıncı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Buğday hakkında bilgiler

Buğday (Triticum), buğdaygiller familyasından bütün dünyada ıslahı yapılmış tek yıllık otsu bitki cinsi. Değişik araştırmacıların yaptıkları araştırmaların ışığında buğdayın gen merkezi olarak Anadolu, Batı İran ve Kafkasya kabul edilir.

 

Karasal iklimi tercih eder. Buğday; un, yem üretilmesinde kullanılan temel bir besin maddesidir. Kabuğu ayrılabileceği gibi kabuğu ile de öğütülebilir. Buğday aynı zamanda çiftlik hayvanları için bir yem maddesi olarak da yetiştirilmekdedir. Hasattan sonra atık ürün olarak saman balyası çıkar. enerji miktarı 1.18dir.

Buğday ile ilgili Cümleler

  • Ali buğday harmanlıyor.
  • Ben buğday harman ediyorum.
  • Kanada iyi buğday üretir.
  • Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.
  • Buğday hasat için hazır.
  • Buğdayını ne zaman hasad edeceksin?
  • Buğday hasat ediyorum.
  • Arpa ve buğday köyün etrafındaki tarlalarda büyür.
  • Jale temmuzda buğdayını biçecek.
  • Tostun için ne tür ekmek istersin? Beyaz, buğday, maya ya da çavdar.
  • Buğday bu yıl çok iyi geliyor.
  • Buğdayımızı temmuzda biçeceğiz.

Buğday anlamı, tanımı:

Buğdaygiller : Bir çeneklilerden, örneği buğday, yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, ayrık ve çayır otları, kamış, bambu olan, çiçekleri başak durumunda büyük bir bitki familyası.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

 

Buğday başak verince orak pahaya çıkar : "gereksinim duyulan şey değer kazanır" anlamında kullanılan bir söz.

Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok : "görüştüğün kimseyi ağırlayacak, onun istediklerini yapacak durumda olmayabilirsin ama tatlı dille onun gönlünü hoş edebilirsin" anlamında kullanılan bir söz.

Buğday benizli : Açık esmer renkli.

Buğday biti : Yarım kanatlılardan, vücudu yeşil, başı siyah, ekinlere zararlı bir böcek, ekin biti (Sitophilus granarius).

Buğday güvesi : Tahıla zarar veren küçük bir kelebek (Tinea granella).

Buğday pası : Pas mantarıgillerden asalak bir mantar (Puccinia graminisi). Bu mantarın buğday vb. bitkilerin yapraklarında oluşturduğu hastalık.

Buğday rengi : Bu renkte olan. Açık esmer renk.

Buğday sürmesi : Buğday başaklarında oluşan ilkel mantar (Tilletia tritici). Bu mantarın yol açtığı hastalık.

Buğday unu : Yabancı maddelerinden temizlenmiş ve tavlanmış buğdayların tekniğine uygun olarak öğütülmesiyle elde edilen bir ürün.

Akbuğday : Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.

Esmer buğday : Koyu renkli bir cins buğday.

Karabuğday : Karabuğdaygillerden, tohumları için yetiştirilen, bir yıllık bitki (Fagopyrum).

Köse buğday : Başağı kılçıksız bir tür buğday.

Sert buğday : Kırma ve öğütmeye karşı daha dirençli olan, yoğunluğu diğer buğdaylara göre daha yüksek bulunan ve tane kesiti camsı görünen buğday.

Yarma buğday : İri ve gelişigüzel kırılmış buğday.

Yumuşak buğday : Kırma ve öğütmeye karşı direnci daha az olan, öğütüldüğünde genel olarak daha ince un meydana getiren ve tane kesiti unsu yapıda, beyaz renkte ve mat görünüşlü olan buğday.

Diş buğdayı : Bu sebeple yapılmış olan tören. Çocuk ilk dişini çıkardığında kaynatılıp üzerine toz şeker ile dövülmüş ceviz vb. ekilerek yakınlara dağıtılan buğday.

Nişasta buğdayı : Bir buğday çeşidi olan kaplıcayı andıran, ufak taneli, nişastası çok, dağlık yerlerde yetişen bir tür buğday.

Buğday ile koyun geri yanı oyun : "çiftçi için koyun ve buğdaydan değerli bir şey yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Buğdaycıl : Bataklık yerlerde, patates, pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula).

Buğdayım var deme ambara girmeyince oğlum var deme yoksulluğa ermeyince : "bir şeyin senin olduğundan kuşkun kalmaması için gereken bütün koşullar gerçekleşmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Buğdaysı : Buğdayı andıran, buğdaya benzeyen, buğday gibi, buğdayımsı.

Buğdaysı meyve : Çok ince olan kabuğu, zarından ayrılmayacak derecede kaynaşmış olan, tohum izlenimi veren bir kuru meyve, buğdaysı tane, buğdaysı tohum.

Buğdaysı tane : Buğdaysı meyve.

Buğdaysı tohum : Buğdaysı meyve.

Arpa eken buğday biçmez : "kötü davranışın karşılığı iyi olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Avrat var arpa unundan aş yapar avrat var buğday unundan keş yapar : "iş bilen kadın, elverişsiz gereçle güzel şeyler meydana getirir, iş bilmeyen kadın ise en iyi gereci kullansa bile bir şey yapamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Örnek : İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

Öğütülme : Öğütülmek işi.

Tane : Bazı bitkilerin tohumu. Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve.

Familya : Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile.

Dünya : Herkes. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Dış, çevre, ortam. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu.

Islah : Düzeltme, iyileştirme. Bir hayvan veya bitki türünden daha iyi verim alabilmek amacıyla yapılmış olan işlem.

Buğday açık rastığı : Buğdayda taneleri karartarak, başak biçiminin bozulmasına yol açan ve sonunda ekseni çırılçıplak bırakan ilkel mantar.

Buğday böceği : Böcekler (Insecta) sınıfının, kın kanatlılar (Coleoptera) takımından ekinler için çok zararlı olan küçük bir eklem bacaklı türü. Bu akar türü sineklerin larvalarında ve saman saplarında bulunmakta, insanlarda vezikulopapüler deri yangısına neden olmaktadır, bit akarı, saman akarı, Pyemotes ventricosus. (Calandra granaria) Böcekler (İnsecta) sınıfının kınkanatlılar (Coleoptera) takımından bir eklembacaklı türü. Ekinler için çok zararlı olan küçük bir böcektir.

Buğday çiçeği : İlkbaharda buğday tarlasında biten mor renkli bir ot.

Buğday değirmen kalıntısı : Buğday tanelerinin değirmende işlenmesinde yan ürün olarak ortaya çıkan maddeler.

Buğday embriyo küspesi : Buğday embriyosundan yağın bir kısmı alındıktan sonra elde edilen ve en az % 30 protein içeren bir yan ürün.

Buğday embriyo unu : Başlıca buğday embriyosuyla az miktarlarda kepek ve bonkalit veya razmoldan oluşan, en az % 25 ham protein içeren, sindirilebilirliği ve biyolojik değerliliği yüksek olan, B grubu vitaminleri, kolin, E vitamini ve yağ içeriği fazla olan buğday endüstrisi yan ürünü, buğday germ unu.

Buğday embriyo yağı : Buğday özü yağı.

Buğday enlü : Buğday benizli.

Buğday enteropatisi : Buğdaya duyarlı enteropati.

Buğday germ unu : Buğday embriyo unu.

Diğer dillerde Buğday anlamı nedir?

İngilizce'de Buğday ne demek? : n. wheat; corn

Fransızca'da Buğday : blé [le], froment [le]

Almanca'da Buğday : n. Getreide, Korn, Mähmaschine, Weizen

Rusça'da Buğday : n. пшеница (F), жито (N)