Buca nedir, Buca ne demek

Buca; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:

Kalça, but.

Buca hakkında bilgiler

Buca, Türkiye'nin İzmir ilinin ilçelerinden biri olmakla beraber aynı zamanda en kalabalık nüfusa sahip ilçelerinden biridir.

İzmir'in 9 kilometre güneydoğusunda kurulmuşdur. Nif Dağı'nın güney eteklerine yerleşmiştir. Yüz ölçümü 180 kilometrekare, denizden yüksekliği 38 metre olup kuzeyinde Bornova, kuzeybatısında Konak, kuzeydoğusunda Kemalpaşa, batısında Karabağlar ve Gaziemir, güneyinde Torbalı ve Menderes bulunmaktadır. Yayvan görünüşlü arazi ile çevrelenmiş olup, çevredeki tepeler, vadiler ve bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir.

Buca düz ve verimli topraklara sahiptir. Tınaztepe,Tıngırtepe, Zeytintepe, Koşutepesi ve Karacaağaç gibi tepeleri de vardır. Nif Dağı’ndan doğan Meles Çayı, Şirinyer’den geçer ve Halkapınar’da denize dökülür.

Buca'ya bağlı, Kaynaklar Beldesi'nin yanı sıra, Kırıklar, Karacaağaç ve Belenbaşı adında üç köyü vardır.

Buca tanımı, anlamı:

İzmir : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

 

Bucak : Burdur iline bağlı ilçelerden biri. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Kenar, köşe, yer.

Bucak bucak : Her yerde, her yanda, her tarafta.

Bucak bucak aramak : Her yerde aramak.

Bucak bucak kaçmak : Bir olay, bir durum veya bir kimseyle karşılaşmamaya çalışmak.

Bucaksız : Bucağı olmayan.

Baba bucağı : Baba ocağı.

Dip bucak : Ayrıntılı bir biçimde.

Dört bucak : Her taraf, her yer.

Dünyanın dört bucağı : Dünyanın her yanı, her yönü.

Dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek : Dünyada ne gibi güçlükler olduğunu bildirmek (veya anlamak), insanın başına neler gelebileceğini öğretmek veya öğrenmek.

Kıyı bucak : Göze çarpmayan yer.

Kıyıda bucakta : Kıyıda köşede.

Köşe bucağa dağılmak : Her tarafa yayılmak. darmadağın olmak.

Köşe bucak : Her taraf.

Köşe bucak kaçmak : Kimseye görünmek istememek.

Köşede bucakta kalmak : İlgisizlikten, önemli veya değerli görülmemek yüzünden gözden uzakta bulunmak.

Uçsuz bucaksız : Sonu görülmeyecek kadar geniş olan. Çok fazla, pek çok.

Ucu bucağı olmamak : Başı sonu olmamak.

Ucu bucağı yok : Başı sonu olmayan, sınırsız, sonsuz.

Yedi iklim dört bucak : Her yer.

Türki : Türkçe. Türkle ilgili.

Aynı : Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan. Benzer.

 

Zaman : Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Çağ, mevsim. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Kalabalık : Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu. Sayıca çok.

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Sahip : Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil.

Kilometre : 1.000 metrelik uzunluk ölçü birimi (km).

Bağlı : Kapatılmış olan, kapalı. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Sınırlanmış, sınırlı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Bucacık : Köşecik.

Bucag : Bucak, köşe

Bucak damı : Kiler.

Bucak dibi : Odanın arkası.

Bucak merkezi ilköğretim kurulu : Mahalle ihtiyar kurulu, belediye meclisi, okul-aile birliği gibi kuruluşların temsilcileri ile öğretmenlerin, okul yönetmenlerinin, muhtarların aralarından seçecekleri birer temsilciden ve belediye başkanından oluşan ve bucak müdürünün başkanlığında toplanarak ilköğretimle ilgili işlerin düzenli bir biçimde yürütülmesine bakan kurul.

Bucak üstü : Ocağın yan veya üst tarafına yapılan lamba, kibrit v.b. şeyleri koymaya yarayan raf.

Bucakalan : Antalya ilinde, Akseki ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Bucakdere : Isparta şehri, Kasımlar bucağına bağlı bir bölge.