Bulaşıcı nedir, Bulaşıcı ne demek

Bulaşıcı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Doğrudan veya temas yoluyla bulaşan, kontajiyöz.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim.

İngilizce'de Bulaşıcı ne demek? Bulaşıcı ingilizcesi nedir?:

contagious

Bulaşıcı anlamı, kısaca tanımı:

Bulaşıcı hastalık : Mikrop, parazit, virüs vb. hastalık etkenleriyle yayılan hastalık.

Bulaşıcılık : Bulaşıcı olma durumu.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Sari : Soluk, solgun. Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Bu renkte olan.

Bulaşıcı agalaksi : Süt kesen hastalığı

Bulaşıcı bodurluk sendomu : Et tavukçuluğu endüstrisinde önemli kayıplara neden olan, gelişmenin ileri derecede baskılanmasıyla belirgin viral hastalık, helikopter hastalığı, enfeksiyöz stanting sendrom.

Bulaşıcı burun akıntısı : Kanatlı nezlesi.

Bulaşıcı çiftleşme tümörü : Erkek ve dişi köpeklerde görülen bulaşıcı veneral tümör. Erkekte penis ve prepusyum; dişide vulva ve vajinada bulunduğu gibi, her iki cinsiyette yüz ve bacaklarda da görülür. Bulaşma çiftleşme, ısırma, yalama ve diğer temas yollarıyla olur, transmissibl veneral tümör, TVT.

 

Bulaşıcı ektima : Koyun ve keçilerin dil, diş eti, damak, dudak, meme, yüz ve ayaklarda, seyrek olarak yemek borusu ve ön midelerde üremeli değişimler, dikensi tabakadaki epitel hücrelerinde sitoplazmik inklüzyonlarla belirgin, insanlara da bulaşabilen Poxviridae ailesinde yer alan parapoksvirüsün neden olduğu bir hastalığı, bulaşıcı püstüler dermatitis, enfeksiyöz dudak dermatitisi, orf, kabuklu ağız, kontagiyöz ektima.

Bulaşıcı enteritis : Hindilerin koronavirüs enteritisi.

Bulaşıcı epitelyom : Kanatlı çiçeği.

Bulaşıcı gastroenteritis : Domuzların bulaşıcı gastroenteritisi.

Bulaşıcı keçi ciğer ağrısı : Keçi ciğer ağrısı.

Bulaşıcı keçi plöropnömonisi : Keçi ciğer ağrısı.

Bulaşıcı ile ilgili Cümleler

  • Onların bulaşıcı bir hastalığı var.
  • Kızamık virüsü çok bulaşıcıdır.
  • Sen bulaşıcısın.
  • Tifüs, bulaşıcı bir hastalıktır.
  • Grip ve soğuk algınlığı çok bulaşıcı.
  • Duygular bulaşıcıdır.
  • Bulaşıcı mı?
  • Bu bulaşıcı.

Diğer dillerde Bulaşıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Bulaşıcı ne demek? : adj. contagious, infectious, transmitted, catching, corruptive, taking, zymotic

Fransızca'da Bulaşıcı : communicatif/ive, pestilentiel/le, infectieux/euse, contagieux/euse

Almanca'da Bulaşıcı : adj. infektiös, kontagiös

Rusça'da Bulaşıcı : adj. заразный, заразительный