Buluş nedir, Buluş ne demek

  • Bulma işi.
  • İlk defa yeni bir şey yaratma, icat.
  • Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma.
  • Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat

"Buluş" ile ilgili cümle

  • "Bu orijinal buluşu Vali beye borçluyuz." - S. F. Abasıyanık
  • "Dün o evi güzel buluşum bir gerçekti." - A. Ağaoğlu
  • "Yazarın güzel buluşları var."

Buluş hakkında bilgiler

Buluş ya da icat, daha önce bulunmayan bir şeyin insan çabasıyla geliştirilmesidir. İcatların çoğu daha önce var olan teknolojilerin yeni ve benzersiz biçimde bir araya getirilmesinin sonucudur. Bu yeni ürün belirli bir insan gereksinimini karşılama çabası sonucunda, mucidin bir işi daha çabuk ya da daha verimli yapma isteği sonucunda, hatta bazen rastlantıyla ortaya çıkabilir. Bireysel çalışmanın sonucu olabileceği gibi, ekip çalışmasıyla da gerçekleştirilmiş olabilir. Zaman zaman icatların, dünyanın farklı kesimlerinde aynı sıralarda, ama birbirlerinden bağımsız olarak ortaya çıktıkları da görülür.

Yeni olan, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilinen buluşlar patent tesciliyle korunabilir.

Buluş ile ilgili Cümleler

  • Ben onunla bir barda buluştum.
  • Buluşma tarihini ileri aldık.
  • Buluşalım ve eski zamanlardan bahsedelim.
  • Tom'un Mary'yle buluşacağını düşündüm.
  • 28 Şubatta ö.s. yaklaşık saat üçte buluşabilir miyiz?
  • Buluşalım.
  • Buluşalım ve mesele hakkında konuşalım.
  • Buluşma salıya ayarlandı.
  • buluşma başlayacak.
  • Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum.
  • Acele etmezsen buluşmana geç kalacaksın.
  • Sonunda buluştuk! Ben bu gün için çok uzun süre bekledim!
  • Ne zaman buluşuyoruz?
  • Buluşma noktasına yaklaşıyoruz.
 

Buluş tanımı, anlamı:

İcat : Buluş. Gerçekmiş gibi gösterme çabası.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Buluş belgesi : Bir buluşun veya o buluşun kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge, patent.

Buluş hakkı : Bir buluşun veya o buluşun kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belgeye karşılık kazanılan hak.

Buluşma : Buluşmak işi.

Buluşma yeri : Buluşulacak yer.

Buluşmak : Bir araya gelmek. Kavuşmak. Karşılaşmak. Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek.

Buluşturmak : Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek.

Buluşulma : Buluşulmak işi.

Buluşulmak : Buluşma işi yapılmak.

Bulup buluşturmak : Çaba göstererek bir şeyler sağlamak.

Bulma : Bulmak işi.

Yaratma : Yaratmak işi.

 

Bilgi : İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.

Yarar : Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.

Bilinmeyen : Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

Ulaşma : Ulaşmak işi.

Bulunma : Bulunmak işi.

Buluşulabilme : Buluşulabilmek işi.

Buluşulabilmek : Buluşulma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Buluşuverme : Buluşuvermek işi.

Buluşuvermek : Çabucak veya ansızın buluşmak.

Diğer dillerde Buluş anlamı nedir?

İngilizce'de Buluş ne demek? : n. discovery, invention, creation, contrivance, finding, find, brainchild, breakthrough, detection, innovation; puberty

v. meet, get together, date, date up, happen on, happen upon

Fransızca'da Buluş : découverte [la], trouvaille [la]

Almanca'da Buluş : n. Einfall, Konzeption