Bulunma nedir, Bulunma ne demek

  • Bulunmak işi

Bulunma anlamı, kısaca tanımı:

Bulunma durumu : Ad soylu bir sözün taşıdığı kavramda bulunuş bildiren, -da / -de, - ta / -te ekleri ile kurulan durum, kalma durumu, lokatif: okulda, evde, sokakta, işte vb.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Aramakla bulunmaz : "çok değerli ancak rastlantı ile ele geçer" anlamında kullanılan bir söz.

At bulunur meydan bulunmaz meydan bulunur at bulunmaz : "bir işi başarabilmek için gerekli olan koşullar her zaman eksiksiz olarak ele geçmez" anlamında kullanılan bir söz.

Atılı bulunmak : Ertelenmiş olmak.

Başsağlığında bulunmak : Başsağlığı dilemek.

Borçlu bulunmak : Borçlu duruma düşmek.

Boş bulunmak : Söylenmesi sakıncalı olan bir şeyi söyleyivermek. dikkatsiz ve dalgın bulunmak.

Çorbada tuzu bulunmak : Bir iş veya görevde az da olsa emeği geçmiş olmak.

Darda bulunmak : Bir şeyin sıkıntısını çekmek.

Duyuruda bulunmak : Duyurmak.

Ecele çare bulunmaz : "ölüm dışında, çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Elde bulunan beyde bulunmaz : "beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur" anlamında kullanılan bir söz.

Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz : "kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir" anlamında kullanılan bir söz.

 

Elinde bulunmak : O şeye sahip bulunmak.

Eylemde bulunmak : Toplu hâlde hareket etmek.

Faaliyette bulunmak : Çalışma içine girmek.

Girişimde bulunmak : Davranmak, teşebbüs etmek.

Hazır bulunmak : Bir yerde var olmak, kendi bulunmak. bir şeyi hemen yapabilecek durumda olmak.

Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz : "herkes aynı şeyi bilse ve yapabilseydi, geri kalan işleri yapacak kimse bulunamazdı" anlamında kullanılan bir söz.

İhtarda bulunmak : İhtar etmek.

İhtiyatlı bulunmak : Beklenmedik sonuçlara karşı hazırlıklı olmak.

İkramda bulunmak : Bir şey ikram etmek.

İnayette bulunmak : İnayet etmek.

İstirhamda bulunmak : İstirham etmek.

İthamda bulunmak : İtham etmek.

İzahatta bulunmak : İzahat vermek.

Karşılıkta bulunmak : Cevap vermek.

Katkıda bulunmak : Bir şeyin oluşmasına, gelişmesine veya gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile yardım etmek.

Kehanette bulunmak : Kâhinlik etmek.

Keramette bulunmak : Doğaüstü olaylar ortaya koymak.

Koyunun bulunmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler : "istenilen nitelikteki şey bulunamadığında onun daha düşük nitelikte olanına da razı olunur" anlamında kullanılan bir söz.

 

Maruz bulunmak : Bir olayın veya bir durumun etkisinde bulunmak.

Mukabelede bulunmak : Karşılık vermek.

Mukarrer bulunmak : Kararlaşmak.

Münasebette bulunmak : Cinsel ilişkiyi gerçekleştirmek. ilişki kurmak. ilişkisi olmak.

Müracaatta bulunmak : Müracaat etmek.

Mütalaada bulunmak : Görüş veya düşünce ileri sürmek.

Nasihatte bulunmak : Nasihat etmek.

Öğütte bulunmak : Öğüt vermek.

Olacakla öleceğe çare bulunmaz : "insanın alnına yazılmış olan şeyler önlenemez" anlamında kullanılan bir söz.

Öneride bulunmak : Önermek, teklif etmek.

Ricada bulunmak : Rica etmek.

Şehadette bulunmak : Tanıklık etmek.

Serzenişte bulunmak : Yakınmak.

Silahaltında bulunmak : Askerlik görevini yapmak.

Sitemde bulunmak : Sitem etmek.

Suç duyurusunda bulunmak : İlgiliye, ilgili makama suçu bildirmek.

Tarizde bulunmak : Sözle sataşmak, taşlamak.

Tazarruda bulunmak : Tanrı'ya yakarmak.

Tebligatta bulunmak : Bildirim yayımlamak, bildirimden haberdar etmek, bildirim göndermek.

Tedarikte bulunmak : Hazırlık yapmak.

Temasta bulunmak : Temas etmek.

Temennide bulunmak : Dilemek.

Tepkide bulunmak : Tepki göstermek.

Tetik bulunmak : Tetikte bulunmak.

Tevdiatta bulunmak : Para yatırmak.

Ucunda bulunmak : Kötü bir şeye sebep olmak.

Vaatte bulunmak : Söz vermek.

Yardımda bulunmak : Yardım etmek.

Yürürlükte bulunmak : Bir kanun veya bir karar uygulama alanında olmak.

Zan altında bulunmak : Bir şeyle suçlanmak, sanık durumunda olmak.

Zehapta bulunmak : Vesveseye kapılmak, kuruntu içinde olmak.

Bulunma ile ilgili Cümleler

  • Tom'un ofis kapısı açıktı ama hiçbir şey eksik bulunmadı.
  • Tom, Mary'ye yardımda bulunmak istedi.
  • Ali itirafta bulunmayı kabul etti.
  • Özgürlük Anıtı New York'ta bulunmaktadır.
  • Ali bu öğleden sonraki toplantıda bulunmamı istediğini söyledi.
  • Şansölye Merkel tüm Suriyeli göçmenlerin Almanya'ya gelip sığınma başvurusunda bulunmasına izin verileceğini söyledi.
  • Önemli bir şey bulunmadı.

Diğer dillerde Bulunma anlamı nedir?

İngilizce'de Bulunma ne demek? : n. availability

Almanca'da Bulunma : n. Beiwohnung

Rusça'da Bulunma : n. присутствие (N), пребывание (N), нахождение (N), оказание (N)