Bunaltı nedir, Bunaltı ne demek

  • Sıkıntı, iç sıkıntısı

"Bunaltı" ile ilgili cümle

  • "Bütün yazdıklarımızın neticesi bir bunaltı." - Y. K. Beyatlı

Fransızca'da Bunaltı ne demek?:

etouffement

Bunaltı anlamı, kısaca tanımı:

Can bunaltısı : Aşırı üzüntü sebebiyle canın sıkılma, bunalma durumu.

Bunaltılmak : Bunalmasına yol açılmak.

Sıkıntı : Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bulunmama durumu. Sorun, mesele, sendrom, problem. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı.

İç : Oyuk şeylerin boşluğu. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Muhteva. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Ten ile dış giysiler arası. Mide, bağırsak, karın. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan.

 

Bunaltılma : Bunaltılmak işi veya durumu.

Bunaltı ile ilgili Cümleler

  • O bunaltıcı bir hikaye.
  • Hava çok bunaltıcı.
  • Çocuk bunaltıdan hasta oldu.
  • O bunaltıcıydı.
  • O bunaltıcı mı?
  • Bahar için biraz fazla bunaltıcıydı.
  • Dün gece çok sıcak ve bunaltıcıydı ve çok iyi uyumadım.

Diğer dillerde Bunaltı anlamı nedir?

İngilizce'de Bunaltı ne demek? : n. anxiety, mugginess, heebie jeebies