Bush türkçesi Bush nedir

  • Gür saç.
  • Kaplamak.
  • Rakor.
  • Çalılık arazi.
  • Çalı.
  • Burç (mühendislik terimi).
  • Zıvana.
  • Burç.
  • Purinçina.
  • Çalıya benzer şey.
  • Çalıyla örtmek.
  • Çepel.
  • Bilezik.
  • Fidan.

Bush ile ilgili cümleler

English: After eight years of Bush the election of Obama was, for many, a breath of fresh air.
Turkish: Sekiz yıllık Bush döneminden sonra Obama'nın seçilmesi birçok kişi için bir nefes taze havaydı.

English: As George Bush has amply demonstrated, being president of the U.S. requires only a modicum of intelligence.
Turkish: George Bush'un fazlasıyla gösterdiği gibi, ABD başkanı olmak yalnızca bir nebze zeka gerektirir.

English: Everything Bush does is right.
Turkish: Bush'un yaptığı her şey doğru.

English: Did the Bush administration cooperate with al-Qaida?
Turkish: Bush yönetimi El Kaide ile işbirliği yaptı mı?

English: Everything Bush says is true.
Turkish: Bush'un her söylediği doğrudur.

Bush ingilizcede ne demek, Bush nerede nasıl kullanılır?

Bush crickets : Ekinler için zararlı türleri de bulunan uzun duyargalı ve genel olarak yeşil renkli düzkanatlılar familyası; yeşil çekirgeler. Ot çekirgeleri.

Bush hammer : Mucarta. Bucarda. Murç. Bir dizi piramidik noktalarla kaplı bir veya iki kare yüzeyi olan metal çekiç (taş oymacılığında veya kesmede kullanılan).

 

Bush matrix : Bush matrisi.

A bird in the hand is worth two in the bush : .

Anchorage bolt bush : Bağlama cıvatası duyu.

Beating around the bush : Bin dereden su getirmek. Lafın etrafından dolanmak. Dolaylı konuşmak. Doğrudan konuşmaktan kaçınmak. Lafı dolandırmak.

Beat around the bush : Lafın etrafından dolanmak. Kırk dereden su getirmek. Sadede gelmemek. Doğrudan konuşmaktan kaçınmak. Dolaylı konuşmak. Lafı dolandırmak. Asıl konuya gelmemek. Bin dereden su getirmek. Sözü döndürüp dolaştırmak. Lafı gevelemek.

Contact bush : Kontak duyu.

Jeb bush : Florida eyaleti valisi (abd). Eski abd cumhurbaşkanı george bush'un oğullarından biri.

Camshaft bush : Kam mili duyu.

İngilizce Bush Türkçe anlamı, Bush eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bush ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hemp : Kendir. Boru eklerinde sızdırmazlık sağlamak için kullanılan lifli madde. Haşiş. Marihuana. Kendir tarağı. Kenevirgiller (cannabaceae) familyasından, yaprakları almaşlı, parmaksı bölmeli, erkek ve dişi çiçekleri ayrı, gövde lifleri dokumacılıkta, taze sürgünleri, tohumları, erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan, bir yıllık otsu bitkiler. kendir, esrar otu. Kendir otu. Kenevir. Haşhaş. Şeytansaçı.

 

Filths : Pislik. İğrenç. Püsür. Kirlilik. Pasak. Müstehcen film. Murdarlık. Bozuk ağız. Açık saçıklık.

Cion : Evlat. Torunlar. Oğul. Soy. Filiz.

Castor oil plant : Sütleğengiller (euphorbiaceae) familyasından, 15 m kadar boylanabilen, yaprakları almaşlı dizilişte, erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı, meyveleri dikenli şizokarp tipinde olan, tohumlarından yağ elde edilen, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalı formundaki bitkiler. Keneotu. Hint yağı bitkisi. Dekoratif yaprakları ve kastor yağının kaynağı olan zehirli taneleri olan sütleğen ailesinden uzun bitki.

Bestrews : Yayarak kaplamak. Dağıtmak. Saçmak.

Croton : Kroton (botanik terimi). Kroton.

Mortise : Yuva. Zıvana dişi. Lamba. Delik. Zıvana açmak. Zıvana deliği. Kiniş.

Bespreading : Lekelemek. Yaymak. Saçmak. Bulamak. Bulaştırmak. Örtmek.

Abelia : Küçük pembe veya beyaz çiçek kümeleri olan hanımeli ailesinden çiçekli çalı (kökeni doğu asya olan). Kelebek çalısı. Abelya.

Cions : Oğul. Torunlar. Filiz. Soy. Evlat.

Bush synonyms : protea, tree lupine, datura arborea, apalachicola rosemary, hakea leucoptera, ropebark, tree tomato, wild rosemary, coca plant, jupiter's beard, ricinus communis, senecio cineraria, winter hazel, desmodium gyrans, catha edulis, hercules' club, silver bush, astroloma humifusum, desert rose, desert willow, american spicebush, conradina glabra, dirca palustris, ruscus aculeatus, chinese angelica tree, screw tree, butterfly flower, dahl, puka, bracelet wood, cajanus cajan, silversword, devil's walking stick.

Bush zıt anlamlı kelimeler, Bush kelime anlamı

Fauna : Hayvan topluluğu. Bölge hayvanlarının tümü. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Doğay. Direy. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Fauna. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü.

Superior : Kibirli. Üstün nitelikli. Üst (rütbe). Satırın üstüne basılmış. Üst. Üstteki. İlgisiz. Üst orun. Üstün kimse.

Bush ingilizce tanımı, definition of Bush

Bush kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lining for a hole to make it smaller. A wild forest. To branch thickly in the manner of a bush. A thicket, or place abounding in trees or shrubs. As, to bush a pivot hole. To support with bushes. To furnish with a bush, or lining. A thimble or ring of metal or wood inserted in a plate or other part of machinery to receive the wear of a pivot or arbor. As, to bush peas. To set bushes for.