Butterfly türkçesi Butterfly nedir

  • Kelebek.
  • Kesip iki yana doğru açmak.
  • Yere koşut bir biçimde kollarla uçarmış gibi hareketi gerektiren zor bir atlama türü.

Butterfly ile ilgili cümleler

English: Once, Zhuangzi dreamed he was a butterfly, but when he woke up, he wasn't sure whether he was Zhuangzi who had dreamed being a butterfly or if he was a butterfly now dreaming he was Zhuangzi.
Turkish: Bir zamanlar Zhuangzi, rüyasında bir kelebek olduğunu gördü ama uyandığında bir kelebek olduğunu gören Zhuangzi mi yoksa şu anda Zhuangzi olduğunu gören bir kelebek mi olduğuna emin olamadı.

English: Is it a butterfly or a moth?
Turkish: O bir kelebek mi yoksa bir güve mi?

English: How long does a butterfly live?
Turkish: Bir kelebek ne kadar yaşar?

English: Burak showed Tugba his butterfly collection.
Turkish: Burak Tuğba'ya kelebek koleksiyonunu gösterdi.

English: He saw a butterfly on the wall.
Turkish: Duvarda bir kelebek gördü.

Butterfly ingilizcede ne demek, Butterfly nerede nasıl kullanılır?

Butterfly bone : Temel kemiği.

Butterfly collector : Kelebek kolleksiyoncusu.

Butterfly dog : Fransa’dan köken alan, avrupa'da 700 yıl öncesine uzanan tarihiyle en eski ırklardan birisi olan, kuyruğu uzun, tüylü ve sırtta kıvrık taşınan, tüyleri uzun ve gösterişli, rengi beyaz üzerinde kızıl hariç her renkten lekeler görülebilen, lekeleri her iki gözü ve kulağı da önlü arkalı kaplayan, kulakları kelebeğe benzeyen ve dik veya düşük taşınan, kulaklarının görüntüsünden dolayı kelebek köpeği olarak da anılan, burun kısmı kısa ve çok az sivri, burun bandı belirgin ve beyaz renkli, sahibini çok sahiplenen, itaatkar, canlı ve sevgi dolu, zeki, dikkatli bir ifadeye sahip ve dengeli, bekçi köpeği ve ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, papillon köpeği. Kelebek köpeği.

 

Butterfly effect : Kelebek etkisi.

Butterfly float : Olta misinasının sarıldığı ve batmayan materyalden yapılı yassı bir araç. Kelebek olta mantarı.

Butterfly vertebra : Sırt ipliğinden arta kalan zarın kalıntısı veya omurların uygun olmayan birleşmelerinden kaynaklanan, omurun önden arkaya yarıklanmasıyla belirgin yapılış bozukluğu. fransız buldok köpeği, pug ve boston teriyer köpeklerde ventrodorsal radiograflierde gözlenen rastlantısal bir bulgudur. Kelebek omur.

Butterfly net : Balıkçı kepçesi. Kepçe.

Butterfly stroke : Kelebek yüzme. Kelebek stili yüzme.

Butterfly screw : Kelebek vida.

Butterfly fracture : Kelebek kanatlarına benzer tarzda ana kırığın, diğer iki kırık uçlarıyla bağlantılı olduğu üç parçalı ve birbirleriyle iştirakli kemik kırığı. en belirgin olarak yarış atlarında metakarpal hastalıkta görülür. Kelebek kırığı.

İngilizce Butterfly Türkçe anlamı, Butterfly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Butterfly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fluke : Dil balığı. Yassı balık. Balina kuyruğu. Sondaj kepçesi. Yaprak solucanlar sınıfına bağlı emici yassı kurtların genel adı. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği, akciğer kelebeği. Beklenmedik talih. Kararsız. Beklenmedik başarı. Zıpkın ucu.

 

Vamp : Eşlik etmek. Maceraperest kadın. Vamp kadın. Cinsel çekiciliği olan, fakat hiçbir değer duygusu, acıması olmayan, kendisine tutulan erkeklerin yok olmasına yol açan kadın. bu çeşit kadınları canlandıran yıldız. Baştan çıkartmak (erkeği). Uğursuz kadın. Cselinçekiciliği olan, ama hayranlarını mahveden kadın tipi. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Basit ve notasız eşlik. Yamalık.

Dally : Oynaşmak. İşi ağırdan almak. Oyalanmak. Haylazlık etmek. Sallanmak. Zaman öldürmek. Vakit öldürmek. Eğlenmek.

Flirt : Fırlatmak. Fıkırdamak. Fırlamak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Sallanmak. Flört. Sallamak. Kur yapmak. Çıkmak. Fırlanmak.

Speak : Konuşabilmek. Düşünceleri iletmek. Tekellüm etmek. Söylemek (gerçeği veya sözü). Bahsetmek. Konuşmak. Belirtmek. Bilmek. Haberleşmek. Konuşma yapmak.

Butterfly stroke : Kelebek stili yüzme. Kelebek yüzme.

Romance : Latince kökenli diller. Aşk hikayesi anlatmak. Latin dil ailesinden diller. Roman. Kahramanlık hikayesi. Koşuk. Masal. Abartarak anlatmak. Serüven. Aşk macerası.

Throttle : İstimi kesmek. Kısma valfı. Boğazını sıkmak. Gazı kısmak. Gırtlaklamak. Gazı kesmek. Klapeyle bir şeyin akışını kısmak. Kısmak (gaz vb.). Daraltmak.

Butterflies : Kanat. Trol ağının ön iki yanında maçalarla omuz bölgesi arasında yer alan bölüm. Kelebekler.

Butterfly synonyms : swimming stroke, dolphin kick, red admiral, hawkmoth, coquette, butterfly valve, chat up, throttle valve, philander, mash, lepidopteran, hawkmoths, talk, wanton, white admiral, coquet.

Butterfly zıt anlamlı kelimeler, Butterfly kelime anlamı

Fold : Kıvrılmak. Yavaş yavaş katmak. Kavuşturmak. Kıvırmak. Sarmak. Kat. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çırpmak. Katmanların dalga biçiminde büküntüsü. Kıvrılmaya uğramış bir bölgede, dalgalı bir görünüş yaratan inişli çıkışlı kabartıların her biri. bk. kemer, tekne.

Unformed : Biçimlenmemiş. Şekilsiz. Gelişmemiş. Yaratılmamış. Oluşmamış. Biçimlendirilmemiş. Şekillenmemiş. Biçimsiz.

Butterfly ingilizce tanımı, definition of Butterfly

Butterfly kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A general name for the numerous species of diurnal Lepidoptera.