Cümle kapısı nedir, Cümle kapısı ne demek

  • Yapılarda ana kapı

"Cümle kapısı" ile ilgili cümle

  • "Caminin cümle kapısının hemen sol yanında eski bir çeşme vardı." - A. Kutlu

Cümle kapısı hakkında bilgiler

Cümle kapısı, tasavvufta tekke kapıları için kullanılır. Bu kapının her iki kanadından birer zincir ortada düğümlenir. İçeri girmek ve nefsini terbiye etmek isteyen kişi bu bel hizasındaki zincirin üzerinden geçemez, altından geçmek için ise eğilmek zorundadır. Nefsi terbiye etmenin ilk şartı olarak kibir ve dik başlılığın terkini anlatan bir rituel bu şekilde daha dergaha ayak basarken başlamış olur.

Cümle kapısı anlamı, kısaca tanımı:

Kapı : Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Gidere yol açan gereksinim. Ev gezmesi için gidilen yer. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat.

Cümle : Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem.

 

Tasavvuf : Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.

Tekke : Esrar içilen üstü kapalı yer. Hapishane. Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh. İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.

Zincir : Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi. Altın veya gümüşten yapılmış takı. Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ.

Orta : İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Orantı. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Ne uzun ne kısa, midi. Ne büyük ne küçük, midi. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Yeniçeri Ocağında tabur. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş.

 

Düğüm : Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum.

Girmek : Almak, fethetmek. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. Erişmek, ulaşmak. Dışarıdan içeriye geçmek. Yüklenmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Sığmak. Kavgaya tutuşmak. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Katılmak. Tecavüz etmek, geçmek. Yazılmak, başlamak. Yemek yemek. Bulaşmak. Girişmek, başlamak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak.

Terbiye : Araba hayvanlarının dizginleri. Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma. Eğitim. Görgü. Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler içinde bir süre bekletme. Hayvanı alıştırma.

Ana : Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Yavrusu olan dişi hayvan. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı. Anne. Temel, asıl, esas. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.

Diğer dillerde Cümle kapısı anlamı nedir?

Almanca'da Cümle kapısı : Portal