Cadde; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Cadde" ile ilgili cümleler

  • "O kalabalık caddenin canlılığı çok hoşumuza gidiyor." - A. Kutlu

Cadde hakkında bilgiler

 

Cadde, bir yerleşim birimindeki ana yollardan her biri. Bununla birlikte bazı tali yollar da cadde olarak adlandırılabilir. Caddeler genellikle sokaklardan büyüktür ve ağırlıklı olarak taşıt trafiğine ayrılmıştır. Genellikle her iki yanında sıralı ağaçlar bulunan kaldırımlar ve binalar bulunur.

Büyük şehirlerde caddeler çoğunlukla asfalt yüzeylidir.

Cadde sözcüğü Türkçeye Arapça cadde (ana yol, geniş yol) kavramından geçmiştir.

Caddeler, çok eskilerden beri ulaşımda kullanılmaktadır. Özellikle Mezopotamya'da bulunan Ur şehrindeki caddeler, Çin'de, Roma'da ve Antik Yunanistan'da rastlanan yollar dünyanın en eski caddelerini oluşturmaktadır.

Cadde ile ilgili Cümleler

  • Ali caddeyi geçerken büyük bir sıçan gördü.
  • Cadde boyunca kiraz ağaçları dikildi.
  • Cadde asfalt ile kaplanmıştır.
  • Ben Torres Caddesi 517 Madrid, İspanya'da yaşıyorum.
  • Ben Torres Caddesi 517 Madrid, İspanya'da oturuyorum.
  • Ali Park Caddesinde küçük bir ev satın aldı.
  • Cadde boyunca ağaçlar ekili.
  • Cadde boyunca bir araba sürüyordu.
  • Biz Park Caddesindeki Chuck's Bar and Grill'de öğle yemeği yedik.
  • Cadde arabalarla dolu.
  • Park Caddesinde iyi bir Meksika restoranı biliyorum.
  • Cadde boyunca dükkanlar var.
  • Ali Park Caddesinde bir daire kiraladı.
  • Cadde arabalarla doluydu.

Cadde kısaca anlamı, tanımı:

Caddeyi tutmak : Korkulu bir durumda başını alıp gitmek, uzaklaşmak. herhangi bir sebeple bir yoldan geçişi engellemek, kapamak.

Ana cadde : Şehirde ara sokakların açıldığı geniş yol.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Birim : Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir kümenin her elemanı. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Birlik : Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bir arada olma durumu, vahdet. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölünmezliği içeren yalın bütün.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Sokak : İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Önemli. Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı.

Ağırlıklı : Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan. Ağırlığı olan.

Ana yol : Çevredeki yolların kendisine açıldığı geniş yol, cadde, ana hat.

Ana : Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı. Yavrusu olan dişi hayvan. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Anne. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz.

Yol : Kez, defa. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Yolculuk. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Hile, tuzak. Gidiş çabukluğu, hız. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Kumaşta bulunan çizgi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Gaye, uğur, maksat. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.

Diğer dillerde Cadde anlamı nedir?

İngilizce'de Cadde ne demek? : [cadere] v. fall, drop, sink, topple, slump, plunge, sink down; crumble

n. main street, highroad, avenue, street, road

Fransızca'da Cadde : avenue [la]

Almanca'da Cadde : n. Avenue, Straße

Rusça'da Cadde : n. проспект (M), улица (F), авеню (F), тракт (M), шоссе (N)

Cadde ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Cadde nedir? Cadde ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cadde tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cadde hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Kasko: merhaba burçin hanım, mutlaka bir hukuk bürosu ile anlaşın ve hakkınızı arayın. başta masraf yapmış olacaksınız ama dav...
  • Kasko: merabalararacımla kaza yaptım aracım perte çıktı yanımda bi arkadaşımla ifade felan verdik kasko şirketine gitti araç sonu...
  • Görevsizlik kararı: görevsizlik kararının kaldırılması ne demek yada ne anlama geliyor...
  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı: 29 ekim ile ilgili şiir arıyordum ama bu yazı da çok işime yarayacak. ödevim için çok faklı bir makale oldu. çok teşekkür...
  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zar...