Cake türkçesi Cake nedir

  • Kaplamak.
  • Kabuk bağlamak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tane veya tohumların, etin veya balığın yağını veya diğer sıvılarını çıkarmak için mekanik sıkılmalarıyla elde edilen ve hayvan beslemede protein kaynağı olarak kullanılan yan ürün.
  • Pasta.
  • Topak.
  • Çörek.
  • Kabuklaşmış kir.
  • Katılaşmak.
  • Küspe.
  • Kalıp.
  • Kek.
  • Kalıplaşmak.
  • Kalıplaşmış.
  • Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün.
  • Kabuklaşmak.
  • Kaplanmak.
  • Parça.

Cake ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary ate the whole cake by themselves.
Turkish: Ali ve Mary tek başlarına bütün pastayı yediler.

English: Ali admitted that he didn't eat the cake that his girlfriend had baked for him.
Turkish: Ali onun kız arkadaşının onun için pişirdiği pastayı yemediğini itiraf etti.

English: A freshly baked cake doesn't cut easily.
Turkish: Yeni pişirilmiş bir kek kolayca kesilmez.

English: Ali ate half the cake by himself.
Turkish: Ali tek başına pastanın yarısını yedi.

English: After taking the cake out of the oven, allow it to cool.
Turkish: Pastayı fırından çıkardıktan sonra onun soğumasını bekleyin.

Cake ingilizcede ne demek, Cake nerede nasıl kullanılır?

 

Cake a la mode : Dondurmalı pasta.

Cake breaker : Kalıp durumundaki küspeleri hayvanların yiyebileceği veya normal değirmende öğütülebileceği iriliklere parçalamaya yarayan bir makine. Küspe kırıcısı.

Cake flour : Kek yapımında kullanılan buğday unu türü. Pasta unu.

Cake mix : Kek hamuru.

Cake rack : Üstüne sıcak kek konulan çubuklu altlık.

Cake walk : Bir dans biçimi. Çocuk oyuncağı.

Applesauce cake : Elma soslu kek.

Apple cake : Elma ve tarçın veya küçük hindistan cevizi içeren kek. Elmalı kek.

Cake stand : Kek standı.

Cake with : Kaplan.

İngilizce Cake Türkçe anlamı, Cake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Layer cake : Katlı pasta. Kat kat pasta. Kat kat kremalı pasta.

All pervading : Sızmak. İçine işleyen. Tamamen istila etme. Tamamen yayılmak.

Bickie : Düz tavalarda pişirilen küçük tatlı kek. (britanya argosu) bisküvi. Kurabiye.

Scab : Yara yüzeyinde oluşan kabuk. yara kabuğuyla kaplanma. evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu veya kalkerli kısımları. Kabuk. Kısır. Uyuz. Yara kabuğu. Kabuklanmak. Grev kırıcı. Kabuk bağlamak (yara). İt herif.

Be covered : Kapanmak. Örtülmek.

Cossette : Pancar dilimi. Kıyılmış pancar.

Beclouding : İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karartmak. Zorlaştırmak. Bulutlandırmak.

Sweetmeat : Şekerleme. Tatlı. Bonbon.

Bestrewn : Saçılmış. Saçmak. Yayarak kaplamak. Yayılmış. Dağıtılmış. Dağıtmak.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Cake synonyms : chiffon cake, boston cream pie, eccles cake, genoise, baked goods, seedcake, prune cake, honey cake, rock cake, upside down cake, crumb cake, flapcake, marble cake, pound cake, victoria sponge, battercake, hot cake, spice cake, skillet cake, white cake, victoria sandwich, confectionary, pleat, chunk, avulsions, residue, oilcake, bridecake, friedcake, cookie, brick, aliquot, pie.

Cake ingilizce tanımı, definition of Cake

Cake kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form into a cake, or mass. Johnnycake. To concrete or consolidate into a hard mass, as dough in an oven. To cackle as a goose. To coagulate. Especially, a thin loaf from unleavened dough. As, an oatmeal cake. A small mass of dough baked.