Cambaz nedir, Cambaz ne demek

Cambaz; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Cambaz" ile ilgili cümleler

  • "Bitişik komşumuz cambaz İbrahim -bizde at alıp satanlara cambaz derler- hacca gitti, geldi." - M. Ş. Esendal
  • "O cambaz adamdır, güvenilmez."
  • "Önüne getirilen ata bir cambaz çevikliğiyle atladı." - Ö. Seyfettin
  • "Söz cambazı."

Yerel Türkçe anlamı:

Birbirine geçmiş iki zincirin herhangi bir halkasına sokulan çomak.

Cambaz, hayvan tüccarı

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Denge sanatında uzman ve usta olan kişi.

İp üstünde yürüyen ve çeşitli tehlikeli numaralar yapan becerili sanatçı. bk. rismanbaz.

İngilizce'de Cambaz ne demek? Cambaz ingilizcesi nedir?:

balancer

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kastamonu ilinde, Küre belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kahramanmaraş ili, Çokak bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu ilinde, Kuzyaka nahiyesine bağlı bir yer. Bursa şehri, Karacabey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehrinde, Gönen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Çanakkale kenti, Kalkım nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Cambaz kısaca anlamı, tanımı:

Cambazhane : Cambazların oyunlarını gösterdikleri yer.

At cambazı : Sirklerde veya eğlence yerlerinde, at üstünde hünerlerini gösteren kimse. At alıp satan kimse.

Dil cambazı : Düşüncelerini çok iyi anlatan, güzel konuşan kimse.

İp cambazı : İki direk arasında, yüksekte gerilmiş ip üzerinde gösteriler yapan cambaz.

Kelime cambazı : Kelime cambazlığı yapan kimse.

Laf cambazı : Bir kimsenin, bir grubun duygularını kamçılayarak abartılı veya gerçek dışı sözler söyleyen kimse, demagog.

Söz cambazı : Söz söylemesini iyi bilen, ağzı laf yapan kimse.

Tel cambazı : Tel üzerinde yürüyen, çeşitli akrobatik hareketler yapan cambaz. Çok kaypak davranan kimse.

Cambaz ipte balık dipte gerek : "kişi uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Cambazlık : At alıp satma veya yetiştirme işi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. Cambazın işi veya mesleği, akrobatlık, akrobasi.

İki cambaz bir ipte oynamaz : "kurnazlıkta eşit olan iki kimse birbirlerini aldatamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Kelime cambazlığı : Sözlerle oyun yapma.

 

Laf cambazlığı : Bir kimsenin, bir grubun duygularını kamçılayarak abartılı veya gerçek dışı sözler söyleyip onları kazanmaya çalışma, demagoji.

Laf cambazlığı yapmak : Bir kimsenin veya grubun duygularını kamçılayarak, gerçek dışı sözler söyleyerek onları kazanmaya çalışmak.

Söz cambazlığı : Söz cambazı olma durumu.

Bisiklet : Bu araçla yapılmış olan bir spor türü. Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit.

Denge : Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans.

Tehlikeli : Tehlikesi olan, korkulu, muhataralı.

Heyecan : Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. Coşku.

Verici : Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı. Veren, verme yanlısı olan kimse.

Gösteri : Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Usta : Zanaat öğreticisi. Akıl veren veya öğreten kimse. Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Zanaatçılar için unvan. Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir.

Becerikli : Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.

Kurnaz : Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.

Hileci : Hile yapan, hile karıştıran, hilebaz, hilekâr, dolmacı.

Cambaz ipte, balık dipte gerek : “kişi uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

Cambaz kemeri : Çeşitli sirk sanatçılarının bellerine taktıkları kalın, ve dirençli kemer.

Cambaz-hokkabaz : Gergin tel üstünde el çabukluğu gösteren hokkabaz.

Cambazdere : Tekirdağ şehrinde, Susuzmüsellim nahiyesine bağlı bir yer.

Cambazlar : Osmanlıların ilk zamanlarında kullanılan, yaya ve müsellemlerin dışında bir savaşçı asker sınıfı. Bursa şehrinde, Gürsu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Cambazlı : İçel ilinde, Kırobası bucağına bağlı bir bölge. İzmir ili, Tire ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Manisa kenti, Ahmetli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Cambaz ile ilgili Cümleler

  • Cambaz ayakları üzerinde yürüyebilir misin?
  • İki cambaz bir ipte oynamaz.
  • Ali Mary'yi top cambazlığı yapmaya çalışırken gördüğünde gülmemek için kendini güçlükle frenledi.
  • Ani bir fırtınadan dengesini kaybettiği için, ip cambazı ölümüne düştü.

Diğer dillerde Cambaz anlamı nedir?

İngilizce'de Cambaz ne demek? : n. acrobat, stunter, coper, distortionist

Fransızca'da Cambaz : acrobate [le][la], saltimbanque [le]

Almanca'da Cambaz : n. Jongleur, Akrobat

Rusça'da Cambaz : n. акробат (M), хитрец (M), плут (M), мошенник (M)

adj. хитрый