Canister türkçesi Canister nedir

  • Kanister.
  • Teneke kutu.
  • Kağıt-teneke kombine kutu.
  • Çay kutusu.
  • Teneke.
  • Metal kap.
  • Çay veya kahve kutusu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Süzgeç kutusu (maskede).
  • Teneke kutu (çay veya kahve vb konulan).
  • Konteynere gobletleri yerleştirmek için kullanılan kulplu teneke kutu.
  • Sıvı yakıtı saklama ya da taşımaya özgü, çelik saçtan yapılma kap.
  • Yakıt kovası.

Canister ingilizcede ne demek, Canister nerede nasıl kullanılır?

Canister shell : Şarapnel etkisini ortadan kaldıran topçu sığınağı veya kalkanı. Şarapnel kalkanı.

Canister shot : Şarapnel.

Canisters : Teneke kutu.

Africanist : Afrika kültürleri veya dilleri alanlarında uzmanlaşa kişi. Afrikanist. Afrika dilleri veya kültürleri okuyan kişi.

Americanist : Amerika uzmanı. Amerikan kültürü ya da tarihi uzmanı.

Hepatitis contagiosa canis : Hepatitis kontagioza kanis. Köpeklerin bulaşıcı karaciğer yangısı. Köpekgillerde kusma, kanlı dışkı, yüksek ateş ve abdominal sancı belirtileriyle seyreden tip-1 köpek adenovirüsü tarafından oluşturulan hastalık, enfeksiyöz köpek hepatitisi, hepatitis kontagioza kanis, rubarth hastalığı, hcc. virüs endotel, mezotel ve karaciğer parenkim hücrelerine karşı özel bir tropizma gösterdiğinden, dokularda ödem, kanama, nekroz ve karaciğer parenkiminde büyük, asidofilik veya hafif bazofilik, çekirdek içi inklüzyonların oluşumuna öncülük eder.

 

Volcanist : Yanardağ uzmanı.

Canis major : Büyükköpek. Büyük köpek. Güney takımyıldızı. Büyük köpek takımyıldızı.

Canis minor : Güney takımyıldızı. Küçük köpek takımyıldızı. Küçükköpek. Küçük köpek.

Canis : Köpek. Köpek ailesinden hayvan. Kaniş. Kanis.

İngilizce Canister Türkçe anlamı, Canister eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canister ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Tea caddy : Çay kavanozu.

Tinplate : Kalay ile kaplamak. Teneke levha. Kalay veya teneke ile kaplanmış veya örtülmüş. İnce metal levha.

Container : Tağar. Yük sandığı. Muhafaza. Bilgisayar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birikimlik. Muhafaza kutusu. Konteyner. Kap (kutu veya şişe vb). Kutu. Kap.

Tining : Kalaylamak. Teneke kutu içine koymak. Konservelemek. Kalay tabakasıyla kaplamak. Kutulamak. Teneke kutuya koymak. Kalay. Mangiz.

Shot : Silah sesi. Yanardöner. Nişancı. Eskimiş. Gülle. İğne. Şanjan. Şut. Erim. Vurmak.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Ammo : Cephane. Mühimmat.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Tagger : Etiketçi. Sprey boya ile duvarlara yazan kimse. İnce demir levha. Etiketleyen kimse. Etiket koyan kimse.

Canister synonyms : cannister, tin, a band, a amplitude mod, tin plate, caddies, canisters, tins, bin, abdomen, barrel, abaxial, abdominal fat necrosis, abattoir, a crochordon, case shot, abamectin, tinware, tinned sheet iron, tin can, tinplates, fuel can, a clay, a c syndrom, ammunition, caddy, taggers, tinwares, pellet, abdominal pain, a dna, abdominal palpation, binned.

 

Canister ingilizce tanımı, definition of Canister

Canister kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small basket of rushes, reeds, or willow twigs, etc.