Capitalistically productive labour türkçesi Capitalistically productive labour nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kapitalist üretken emek.
  • Marksist yaklaşımda maddi mallar üreterek artık değer kitlesine katkı yapan emek. ancak marksist yaklaşımda bu tanım durağan olmayıp, kapitalizmin gelişme aşamaları ve işbölümüne göre değişebilmektedir.

Capitalistically productive labour ingilizcede ne demek, Capitalistically productive labour nerede nasıl kullanılır?

Capitalistically : Kapitalist bir tarzda. Kapitalistlikle ilgili olarak. Kapitalizm (firmalar arasındaki rekabete dayalı ekonomik sistem) vasıtasıyla. Kapitalist bir halde.

Productive : Prodüktif. Müsmir. Karlı. Bereketli. Velut. Üretken. Yaratıcı. Mümbit. Kazançlı. Verimli.

Labour : Doğum. İşçi sınıfı. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uğraşmak. Lafı uzatmak. Doğum sancısı. (gemi) denizde çalkalanmak. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Çalışma. Boğuşmak.

Productive labour : Klasiklerde maddi mallar üreterek ulusal servete katkı yapan emek. marksist yaklaşımda her toplumun veya üretim tarzının feodal, kapitalist, sosyalist gibi özgün yapısına göre değişen ve veri üretim ilişkilerine bağlı olan, tanımı tarafsız olmayıp toplumdaki her bir sınıfa göre değişen, bir sınıf tarafından verimli, diğer sınıf tarafından verimsiz olarak kabul edilebilen emek. örneğin kapitalist toplumda kapitalistlere göre sermayenin değerini artıran veya sermaye birikimine yol açan emek. krş. kapitalist üretken emek, üretken olmayan emek. Üretken emek.

 

Capitalistically non productive labour : Kapitalist üretken olmayan emek. Marksist yaklaşımda hizmet üreten, ancak artık değer kitlesine katkı yapmayan emek.

Socialist productive labour : Sosyalist üretken emek. Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sistemine göre maddi mallar üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek.

Non productive labour : Üretken olmayan emek. Klasiklerde hizmet üreten ve ulusal servete katkısı olmayan emek. marksist yaklaşımda her toplumun veya üretim tarzının feodal, kapitalist, sosyalist gibi özgün yapısına göre değişen ve veri üretim ilişkilerine bağlı olan, tanımı tarafsız olmayıp toplumdaki her bir sınıfa göre değişen, bir sınıf tarafından verimli iken diğer sınıf tarafından verimsiz olarak kabul edilebilen emek. krş. üretken emek.

Socialist non productive labour : Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sisteminde yer almayan hizmet üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek. Sosyalist üretken olmayan emek.

 

İngilizce Capitalistically productive labour Türkçe anlamı, Capitalistically productive labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capitalistically productive labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Capitalistically productive labour synonyms : a change in supply, abnormal budget receipts, a shift in demand, a change in demand, a group shares, a shift in individual demand.