Carbonator türkçesi Carbonator nedir

  • Karbonatlayan kimse veya nesne.
  • Karbon dioksitle dolduran nesne yada kimse.

Carbonator ingilizcede ne demek, Carbonator nerede nasıl kullanılır?

Carbonators : Karbonatlayan kimse veya nesne. Karbon dioksitle dolduran nesne yada kimse.

Precipitated calcium carbonat : Geçerli bir kalsiyum karbonat kaynağı olup en az % 33 kalsiyum içermesi zorunlu olan bir ürün. Çöktürülmüş kalsiyum karbonat.

Carbonatation : Karbonatlaştırma. Bir sıvıyı karbondioksitle doyurma ya da bir özdeği karbondioksitin etkisiyle karbonata dönüştürme. Karbonatlama.

Carbonate : Karbonat. Karbonatlamak. Karbonata çevirmek. Karbonatlaştırmak. Kömürleştirmek. Karbonatla.

Carbonate hardness : Karbonat sertliği.

Carbonation : Suyun karbon dioksit ile doyurulması. Bir metaldeki karbon yüzdesini artırma. Kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Karbonatlama. Karbonlaşma. Kömürleştirme. Karbon dioksitle arıtma. Organik özdeklerin kömüre dönüştürülmesi; kömürleştirme.(bu terim kimi zaman karbonatlaştırma ile eşanlamlı olarak kullanılır.). Karbonatlaştırma. Karbonlaştırma.

Carbonate of soda : Sodyum karbonat.

Carbonation juice : Karbonatlama şerbeti.

Carbonate of lime : Kalsiyum karbonat. Kireç karbonatı.

Ammonium carbonate : Amonyum karbonat.

İngilizce Carbonator Türkçe anlamı, Carbonator eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Carbonator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bicarbonate : Hidrojen karbonlarının genel adı. Soda. Bikarbonat. Bikarbonat anyonu kapsayan herhangi bir tuz. kanda karbondioksitin önemli bir kısmı bikarbonat iyonu durumunda taşınır.

Atom : Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir çekirdek içinde çeşitli sayıda proton, nötron gibi temel parçacıklar ile çekirdek çevresinde çeşitli konumlarda (erke düzeylerinde) yer alan elektronlardan oluşan ve öğelerin kimyasal tepkimelere katılan en küçük birim nicelikli parçacığı. Çok az miktar. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Zerre. Bir elementin tüm özelliklerini içeren en küçük birimi. Öğecik. Atom. Cevher.

Magnesium carbonate : Magnezyum karbonat. Yapısında % 29 magnezyum bulunan, absorban, renklendirici ve kozmetik sanayisinde ph ayarlayıcı olarak kullanılan inorganik mineral tuzu.

Salt : Deriyle ilişkili lenfoid doku. Heyecan verici şey. Heyecan katmak. Tuz koymak. Çeşitli metal veya metal eş değerlerinin klorürleri, sülfatları, fosfatları, laktatları, sitratları veya kalsiyum kazeinatta olduğu gibi proteinlerle birleşimlerinde bir asidin hidrojen atomunun yerini bir metalin veya metal-eş değerinin almasıyla oluşan bileşikler sınıfı, yemek tuzu, sodyum klorür. %. Tuzlanmış. İlginç şey. Tuzlayarak saklamak. Renklendirmek. Tuzluk.

 

Ammonium carbonate : Amonyum karbonat.

Potassium carbonate : Potasyum karbonat.

Calcium carbonate : Kalsiyum karbonat tıtırözü. Kalsiyum karbonat. Doğada tebeşir kalsit veya kireçtaşı olarak bulunan beyaz kimyasal bileşik. Kalsiyum karbonatın en az % 33 kalsiyum içermesi gereken, saf kalsiyum karbonat içeren, absorbant ve kalsiyum kaynağı. Tebeşir.

Carbonator synonyms : eskalith, lithonate, lithane, lithium carbonate, hydrogen carbonate.

Carbonator zıt anlamlı kelimeler, Carbonator kelime anlamı

Noneffervescent : Köpük köpük olmayan. Kabarmayan. Köpüksüz. Fışkırmayan. Köpürmeyen. Kabarcıklar oluşturmayan.

Stay : ...olarak kalmak. Alıkoymak. Germek. Sürdürüp tamamlamak. Durmak. Durdurmak. İkamet etmek. Geçiştirmek. Geciktirmek. Erteleme.