Cardiocele türkçesi Cardiocele nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kardiyosel.
  • Diyaframa veya herhangi bir yaralanma sonucu oluşan delikten geçen kalp fıtkı.

Cardiocele ingilizcede ne demek, Cardiocele nerede nasıl kullanılır?

Cardiocentesis : Kardiyosentez. Kardiyoreksi.

Pericardiocentesis : Perikardiyosentez. Genellikle kalp kesesinde sıvı toplanıp toplanmadığını anlamak için kalp kesesine yapılan punksiyon, perikardiyal punksiyon. Ferikardiyosentfz.

Cardio : Kalp. Kardiyo. Kalbe ait.

Cardiogenic : Kardiyojen. Kardiyojenik. Kalpten doğan, kalpten kaynaklanan.

Cardiogenic shock : Kalp yetmezliği, miyokard infarktüsü gibi nedenlerle kalbin normal pompalama işlevini gerçekleştirememesi sonucu oluşan akut kan dolaşımı yetersizliği. Kardiyojenik şok.

Cardioid : Kardiyot. Yürek eğrisi. Kardiyoit. Kalp şeklinde olan. Kalp şeklindeki geometrik şekil (matematik). Kardioit. Kardiyoid.

Cardiographies : Kardiyografi.

Cardiographic : Kardiyografla alakalı (kalp tarafından gönderilen elektrik sinyallerini kaydeden makina, elektrokardiyograf).

Cardiograph : Kalp atımındaki mekanik hareketleri kaydetmek için kullanılan cihaz. Kardiograf. Kardiyograf. Yürek akımyazarı. Ekg (kalp tarafından gönderilen elektrik sinyallerini kaydeden makina). Elektrokardiyograf.

Cardiographer : Kalp aktivitelerini kaydeden kimse. Bir kardiyografla beraber çalışan kimse.

 

İngilizce Cardiocele Türkçe anlamı, Cardiocele eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cardiocele ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abaxial : Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abattoir : Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Cardiocele synonyms : abdominal fat necrosis, abdominal distention, abdominal palpation, a c deformity, a clay, abdominal pain.