Caretaking türkçesi Caretaking nedir

Caretaking ingilizcede ne demek, Caretaking nerede nasıl kullanılır?

Caretaker : Bakıcı. Koruyucu. Odacı. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Yönetici. Temizlik görevlisi. Hademe. Bekçi. Ev bekçisi. Kapıcı.

Caretaker government : Kayyum hükümet. Geçici hükümet.

Caretakers : Yönetici. Kapıcı. Ev bekçisi. Bakıcı. Hademe. Odacı. Koruyucu. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Temizlik görevlisi. Bekçi.

İngilizce Caretaking Türkçe anlamı, Caretaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caretaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Care : Sevmek. Önem vermek. Endişelenmek. Önemsemek. İtina. Özen. Üzüntü. Bakım. Sorumluluk. Hoşlanmak.

Asylums : Tımarhane. Muhafaza. Melce. Sığınacak yer. Sığınmak. Sığınma. İltica. Sığınak. Akıl hastanesi.

Egis : Kalkan. Siper.

Controlment : Bastırılmış olma durumu. Tutma. Kontrol etme eylemi. Düzenleme. Kontrol.

Conservancy : Muhafaza. Doğal kaynakları kontrol eden kuruluş. Sahip çıkma.

Auditing : Hesapların denetlenmesi. Muhasebe konularında uzmanlaşmış kişi veya kurumlarca hesapların ve kayıt usullerinin incelenmesi. Denetim. Hesapların incelenmesi. Mali denetleme. Hesap denetimi. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Hesapları denetleme.

 

Scissor : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Makasla kesmek. Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılan inceleme. Makas. Denetleyici. Denetleme kurulu üyesi.

Attending : İlgilenen. Katılma. İlgilenme. Hazır bulunma. Devam etme. Hizmet etme. Mevcut olma. Koruyup kollayan. Uzman doktor.

Asylum : Politik sığınma. İltica. Devlerin, cinlerin, büyücülerin, alkarılarının giremeyeceklerine inanılan kutsal yerler; oda, ocak, eşik vb. ev bölümleri; zararlı etkilerden korunmak amacıyla çizilmiş büyüsel değirmiler. Melce. Barınak. Muhafaza. Tımarhane. Sığınacak yer.

Caretaking synonyms : superintendance, recovery, aegis, creak, conservations, reference, keep, checking, bodyguard, inspectorship, auspices, bodyguards, armouring, patronage, censorship, looking, audit, defence, body guard, attendances, look see, inspection, nursing, patron, recapture, attendance, examination, chokidar, scrutiny, dekko, eyeing, guardianship, defense.