Carry on a lawsuit türkçesi Carry on a lawsuit nedir

  • Davacı olmak.

Carry on a lawsuit ingilizcede ne demek, Carry on a lawsuit nerede nasıl kullanılır?

Carry : Bulundurmak. Taşımak. Başarı kazanmak. Çekmek. Onaylamak. Taşıyıcılık yapmak. Elde. Kabul edilmek. Ulaşmak. İletmek.

On : Olmakta olan. Üzerinde. Açık. Civarında. Devrede. De. Makbul. Esnasında. Çakırkeyif. İle.

A : Atom ağırlığı. La (müzik terimi). Herhangi bir. Argonun simgesi. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Amperin simgesi.

Lawsuit : Hukuk davası. Dava ikamesi. Yargılama. Dava. Duruşma. Sorunca.

Carry on : Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Devam etmek. İlişkisi olmak. Devam ettirmek. İşi sürdürmek. Aşırı bir şekilde davranmak. Kırıştırmak. Şamata etmek. Peşini bırakmamak. Sürdürmek.

Carry on business : İş yapmak.

Carry on with : Aşna fişne olmak. Devam etmek. Kırıştırmak. Düşüp kalkmak. Sürdürmek. İle ilişkisi olmak. Oynaşmak. Gayrimeşru bir ilişki içinde olmak. Korte etmek. İlişkisi olmak.

Carry on pieces : Parça eşya taşıyacağım. El bagajı.

Carry on luggage : Bagaj.